|
02 - EY GAFİL İNSAN
Ana babaya hizmet
Veliyyullah
Dehlevi,
hal ehli bir büyük zat.
(Ana-baba) hakkında,
şöyle etti nasihat:
Ana-baba hakkında,
lüzumlu bilgileri,
Şöyle beyan etmiştir,
Allah'ın Peygamberi:
(Bir kul ki, anasının
ayağını öperse,
Cennetin eşiğini öpmüş
olur o kimse.
Razıysa anne baba, kızı
yahut oğlundan,
Allahü teâlâ da, razı
olur o kuldan.
Ve eğer anne baba,
kızarsa evladına,
Allah da, gadab eder
elbette o kuluna.
Onlara her yapılan
iyilik, yardım, ihsan,
Üstündür çok nafile
namaz, oruç ve hacdan.
Eğer anne babaya, hizmet
etse bir evlat,
Yarın mahşer gününde,
ateşe girmez o zat.
Ve eğer şefkat ile
bakarsa yüzlerine,
Hac ve ömre sevabı
yazılır o mümine.)
Biri sordu Resule:
(İhtiyar oldu annem.
Yaşlılıktan ötürü, aklı
da azaldı hem.
Bütün hizmetlerini,
bizzat ben yapıyorum.
Elimle yediriyor,
sırtımda taşıyorum.
Ona yapmış olduğum bu
hizmet sebebiyle,
Ödemiş olur muyum
hakkını tamamiyle?)
Buyurdu ki:
(Olmazsın, şu ki bunun
hikmeti,
O, senin yaşamanı
isteyip hizmet etti.
Sen ise, validene hizmet
edersin, fakat,
Beklersin ki, acaba ne
zaman eder vefat?)
Bir kimsenin babası,
felç olmuştu aniden.
Oğlu hizmet ederdi, o
günden itibaren.
Ve lakin usanınca
babasına bakmaktan,
Bir gece vakti onu,
sırtına alaraktan,
Evden çıkıp, dedi ki hem
de kendi kendine:
Götürüp bırakayım, ıssız
bir dağ dibine
Geldi bu niyet ile,
kervan geçmez bir dağa.
Başladı oralarda, uygun
yer aramaya.
Lakin bildi babası, onun
bu niyetini.
Dedi ki: (Ey evladım,
fazla üzme kendini.
Beni şuraya bırak, hiç
yorulma boş yere.
Zira ben de babamı,
bırakmıştım bu yere.)
Bu sözler karşısında,
üzüldü buna gayet.
Sordu ki: (Nasıl oldu,
bana dahi izah et.)
Dedi: (Benim babam da,
felç olmuştu bir gece.
Ben de böyle bakmıştım
babama senelerce.
Ve lakin senin gibi, ben
de çok usanmıştım.
Bir gece, tam bu yere
getirip bırakmıştım.
Zira büyüklerimiz, demiş
ki zamanında:
Her kişi ne ekerse, onu
biçer sonunda.)
Bu sözler, bir ok gibi
saplandı sinesine.
Onu tekrar sırtlayıp,
götürdü hanesine.
Giderken hem ağlıyor,
hem dua ediyordu.
(Ya Rabbi, yanlış
yaptım, beni affet)
diyordu. |