ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - KÖTÜ HUY'UN ZARARLARI

Münakaşa zararlıdır

 

Sıbgatullah Arvasi, büyük âlimlerdendi.

Bir gün sevdiklerine, sohbette şöyle dedi:

 

Kötü huylardan biri, (Münakaşa etmek)tir.

Yani her meselede, ben haklıyım demektir.

 

Halbuki münakaşa, neticeye götürmez.

Hatta fayda yerine, zarar verir çoğu kez.

 

Dost ile münakaşa, azaltır muhabbeti.

Düşman ile olursa, çoğaltır adaveti.

 

Münakaşa sonunda, dostun kalbi incinir.

Halbuki gönül yıkmak, Kâbe yıkmak gibidir.

 

Halis mümin, kaçınır münakaşa etmekten.

Titrer, bir müslümanın kalbini incitmekten.

 

Vaktiyle bir müslüman, gider bir medreseye.

Bir âlimin yanında, ilim tahsil etmeye.

 

Çalışır gece gündüz, aylar geçer aradan.

Lakin hiç istifade edemez üstadından.

 

Çalışır, gayret eder her gün daha ziyade.

Yine hiç hocasından edemez istifade.

 

En nihayet üstadı, çağırır o kimseyi.

Der ki: (Çalışıyorsun dersine gayet iyi.

 

Lakin hiç istifade etmedin, biliyorsun.

Ve bunun sebebini, çok merak ediyorsun.

 

Buna sebep şudur ki, gelirken sen bu il'e,

Münakaşa etmiştin yolda bir mümin ile.

 

O müminin kalbini kırmış idin bu yüzden.

Halbuki kalp kıranlar, mahrum kalır feyizden.

 

Helallık almadıkça, gidip ondan ihlasla,

Bizden, bir istifaden olamaz senin asla.)

 

O da gidip, onunla konuştu, helallaştı.

Yüksek mertebelere, bir kaç günde ulaştı.

 

Bir gün de Resul ile, hazret-i Ebu Bekir,

Dururken, yanlarına hayasız biri gelir.

 

Hakarette bulunur Allah'ın Resulüne.

Sabreder Resulullah onun bu sözlerine.

 

Sıddık dahi sabreder buna mütemadiyen. 

Sonra dayanamayıp, cevap verir aniden.

 

Ve der ki: (Ey hayasız, hiç utanmıyor musun?

Allah'ın Resulüne hakaret ediyorsun.)

 

Hazret-i Ebu Bekir böyle cevap verince,

Resulullah, oradan ayrılırlar hemence.

 

Sıddık bunu görünce, koşup hemen peşinden,

Niçin ayrıldığını sorunca kendisinden,

 

Buyurur: (Ey kardeşim, o hakaret ettikçe,

Melekler bizimleydi, biz cevap vermedikçe.

 

Hatta o, bize öyle hakaretler ederken,

Melekler, (Sen öylesin!) derlerdi ona hemen.

 

Ne zaman ki sen ona cevap verdin kızarak,

Şeytanlar geldi hemen, melekler ayrılarak.)

 

Hazret-i Ebu Bekir üzülür yaptığına.

O günden itibaren, taş koyardı ağzına

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan