|
80 - EBU MİDYEN MAĞRİBİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Niçin geldin?
İnsanları irşada
başlamamışken henüz,
İnziva yapıyordu evinde
gece gündüz.
Lakin uzun sürünce bu
ayrılık ve firak,
Kapısının önüne,
toplandı bilcümle halk.
Dediler ki: (Efendim,
muhtacız gayet size.
Artık evden çıkın da,
nur saçın kalbimize.)
Onların ısrarıyle
çıkınca hanesinden,
Ağaçtaki serçeler,
uçtular hepsi birden.
O, bu hali görünce,
hüzün çöktü kalbine.
Ve dönüp, inzivaya
çekildi tekrar yine.
Buyurdu ki: (Faydalı
olsaydım size eğer,
Beni görüp, ağaçtan
kaçmazdı o serçeler.)
Bir yıl daha geçince,
toplandı yine o halk.
Dediler ki: (Efendim,
yeter artık bu firak.
Sizin ayrılığınız,
yakıyor içimizi.
Çıkıp nurlandırınız
sohbetle artık bizi.)
Yine dayanamayıp, son
verdi inzivaya.
Bu sefer o serçeler,
uçmadılar havaya.
Bilakis ona doğru uçup
kanat çırptılar.
Sevinç gösterisiyle, onu
karşıladılar.
O zaman rahat edip,
başladı sohbetine.
İlim ve hikmet saçtı
insanların kalbine.
Lakin ona, bir kişi,
kalben etti itiraz.
Onun bir kelamını hatalı
buldu biraz.
Bir Kur'an-ı kerimi
saklayarak koynuna,
Gitti ki, hatasını
söylesin güya ona.
Kapısını çalıp da,
girince içeriye,
Sordu o evliya zat: (Ne
için geldin?) diye.
İstifade etmeye geldim
dedi o adam.
Zira onun heybeti,
kaplamıştı onu tam.
Buyurdu: (Koynundaki
kitabın bir yerini,
Oku da öğrenelim, hakiki
niyetini.)
Hayret ve şaşkınlıkla
Kur'anı çıkararak,
Başladı okumaya, bir
yerini açarak.
Lakin okur okumaz, daha
çok etti hayret.
Zira (Şuayb) Nebiden
bahsederdi o âyet.
Ve buyurur idi ki mealen
o âyette:
(Onu yalanlayanlar,
ziyan etti elbette.)
Ebu
Midyenin dahi,
(Şuayb)dı asıl adı.
O bunu okuyunca, anladı
hakikatı.
Buyurdu: (Öyle doğru
olmalı ki bir kişi,
Olmamalı ömründe, asla
eğri bir işi.
Öyle çok korkmalı ki,
günah ile haramdan,
Asla yanaşmamalı günaha
hiçbir zaman.
Öyle çok din gayreti
olmalı ki kişinin,
Kendini unutmalı, islama
hizmet için.
Öyle çok anmalı ki bir
kul Yaradanını,
Onu hatırlamadan,
geçmemeli bir anı.
Ölümü, öyle yakın
bilmeli ki kendine,
Asla tutulmamalı, bir
dünya emeline.
Ey insan şunu bil ki,
öleceksin sen dahi.
Hiç günah işleme ki,
azap çetin Vallahi.
Her ne ki işledinse
dünyada hata, günah,
Hepsinin hesabını,
soracak senden Allah.
Bakılmaz ahirette, hem
mal-ü emvaline.
Hesabı veremezsen, yazık
olur kendine.) |