|
73 - MERZUK BİN HASEN
(Rahmetullahi Aleyh)
Onu rahat bırakın!
Devrinin evliyası olan
Merzuk bin Hasen,
Harikulade haller
göründü kendisinden.
O zamanın kadısı, bir
cami inşasına,
Karar verip ve hemen
başladı icrasına.
Daha sonra, mihraba sıra
geldi velhasıl.
Lakin kıble yönünde
ihtilaf oldu hasıl.
Fikirleri alınıp ihtiyar
cemaatin,
Kıble istikameti, olundu
böyle tayin.
Lakin Merzuk bin Hasen,
ikaz etti hey'eti.
Dedi:
(Biraz sağdadır, kıble
istikameti.)
Bu veli, ettiyse de
onları böyle ikaz,
Lakin kadı efendi, etti
ona itiraz.
Zira tanımıyordu, o, bu
zatı pek iyi.
Dedi ki: (Bu sözüne,
delilin var mı peki?)
Buyurdu ki: (Ey kadı,
bu, böyledir muhakkak.
Bana inanmıyorsan, gel
yanıma, sen de bak.)
Kadı dahi bakınca karşı
istikamete,
Beytullahı
gördü ve düştü büyük
hayrete.
Ona dönüp dedi ki: (Ey
Merzuk ibni Hasen!
Allahü teâlânın bir veli
kulusun sen.
Seni tanımamışız, affet
sen yine bizi.
Yerinde ikazınla
düzelttin kıblemizi.)
Vakta
ki bu büyük zat, göç
eyledi dünyadan,
Sonra, uzun seneler
geçmişti ki aradan,
Bir fasık vefat edip,
onu kefenlediler.
Götürüp, bu velinin
yanına defnettiler.
Ve lakin o devirde, var
idi ki bir adet,
O gece, kabristanda
beklerdi biri nöbet.
Kabre yakın bir çadır
kurdular bu iş için.
Yakınlarından biri,
beklerken bu kişinin,
Uyuyup, rüyasında gördü
ki, birdenbire,
Azap yapan melekler,
geldiler o kabire.
Meleklerin yanında,
sandık vardı ateşten.
O, bunları görünce,
titredi dehşetinden.
Baktı ki, o mevtayı
tutarak o melekler,
O ateşten sandığa
kapatmak istediler.
O ölen fasık dahi,
ediyordu çok feryat.
Tam koyacaklardı ki
sandığa onu, fakat,
Birden Merzuk bin Hasen,
teşrif etti o yere.
(Onu serbest bırakın!)
dedi o meleklere.
Melekler onu görüp, çok
hürmet gösterdiler.
(Biz, böyle yapmak ile
emrolunduk) dediler.
Buyurdu: (Ey melekler,
bırakın ki onu siz,
Şefaatçi eyledi beni ona
Rabbimiz.
Hatta bu kabristanda
yatan bütün müminler,
Benim şefaatimle, hepsi
affedildiler.)
Bunları işitince o azap
melekleri,
(Peki efendim) deyip,
gittiler hepsi geri. |