|
64 - RABİA-İ ADVİYYE
(Rahmetullahi Aleyha)
Artık köle değilsin
Gündüz, ev sahibine
yapardı türlü hizmet.
Gece ise, Rabbine
yapardı hep ibadet.
Ev sahibi, bir gece
duydu onun sesini.
Baktığında, secdede
gördü hep kendisini.
Diyordu ki: (Ya Rabbi,
azdır bu ibadetim.
Daha fazla yapmaktır,
benim asıl niyetim.
Lakin beni oyalar bu
evin hizmetleri.
Vaktim olsa, gündüz de
taatten durmam geri.)
Ev sahibi, bunları,
dışardan duyuyordu.
Gördü ki, başı üzre bir
nur parıldıyordu.
Sabah ona dedi ki:
(Artık köle değilsin.
Serbestsin, istediğin
yere gidebilirsin.)
Başka eve yerleşip,
devamlı etti taat.
Bir gün ve gecesinde,
kılıyordu bin rekat.
O, asla ayırmazdı
yanından kefenini.
Üstünde yapıyordu,
günlük ibadetini.
Bir gün, zengin bir
hanım geldi ziyaretine.
Altın dolu bir kese arz
etti kendisine.
Almayınca, o kadın
başladı ağlamaya.
Dedi: (Niçin almazsın,
ne mani var almaya?)
Buyurdu ki: (Rabia,
hakiki Sahibinden,
Bunları istemeye bile
haya ederken,
Geçici sahibinden alır
mı zannedersin?
Lütfen sen, bu keseyi
kaldır, gözüm görmesin!
O, öyle bir Rabdır ki,
kendini inkâr eden,
Kâfir kulunun dahi
rızkını verir iken,
Kendi muhabbetiyle
yaktığı bir kulunun,
Rızkını vermez mi hiç,
imkanı var mı bunun?)
Başka bir gün, bir hanım
geldi ziyaretine.
İçeriye girince, gitti
çok garibine.
Zira bir testi ile,
hasır vardı bastığı.
Bir de yanıbaşında,
kerpiçten bir yastığı.
Görünce yandı içi, dedi
ki: (Ey Rabia!
Bir şeyler getireyim
zenginlerden buraya.)
Buyurdu: (Ey kardeşim,
şunu bil ki muhakkak,
Onları da, beni de,
biliyor cenab-ı Hak.
Her mahlukun rızkını,
kendisi vermektedir.
Her kulunun halini, çok
iyi bilmektedir.)
Bir hafta, ard ardına
oruçluyken mübarek,
Bu günlerde, az bile
bulamadı bir yemek.
Sekizinci gününde,
şiddetlendi açlığı.
O gün, yemek kabıyla,
biri çaldı kapıyı.
Açıp aldı yemeği, gitti
mum getirmeye.
Geldiğinde gördü ki,
kedi gelmiş yemeye.
Onu, uzaklaştırmak
isterken o yemekten,
Kedi kaba takılıp,
yemeği döktü hepten.
Bardak için giderken,
mum söndü birden bire.
Suyu içeyim derken,
bardağı düştü yere.
Dedi ki: (Ya ilahi,
ediyorsun imtihan.
Yalnız senin rızanı
isterim yine her an.) |