|
63 - İBRAHİM BİN EDHEM
(Rahmetullahi Aleyh)
Neden uyuyamazmış?
Evliyanın büyüğü olan
İbrahim Edhem,
Terk etti Allah için taht
ile tacını hem.
Gece, sabaha kadar ibadet
ediyordu.
O, taati uykudan daha çok
seviyordu.
(Niçin uyumuyorsun?) diye
sordu bir kişi.
Dedi: (Beni uyutmaz
Cehennemin ateşi.)
Bir defa, hac yoluna çıktı
azık almadan.
Tevekkül eyleyerek, o yola
oldu revan.
Üç gün, bir şey yemeden,
devam etti yoluna.
Nihayet şeytan gelip,
vesvese verdi ona:
(Terk ettin tahtı tacı,
sultanlığı atarak.
Şimdi hacca gidersin, aç
ve susuz olarak.
Şayet bırakmasaydın sen o
büyük nimeti,
Bu gün, çekmeyecektin bu
kadar çok mihneti.)
Dedi: (Bunu söyleyen, bir
şeytandır muhakkak.
Beni, onun şerrinden
kurtarır cenab-ı Hak.)
Gaibden denildi ki: (Onu
iyi tanıdın.
Cebindekini at ki, rezil
olsun düşmanın.)
Fırlattı cebindeki dört
gümüş parayı da.
İblis kaçtı yanından, sözü
kaldı yarıda.
Bir gün de, bir sarhoşun
yanından geçiyordu.
Ağzı kirli olarak yerlerde
yatıyordu.
Düşündü: Az da olsa,
(Allah) diyen bir ağız,
Kirlenmişse, biz onu bu
halde bırakmayız.
Ve hemen su getirip,
yıkadı gayet iyi.
O sarhoş ayılınca, öğrendi
hadiseyi.
Halinden utanarak, etti
sıkı bir tövbe.
Ve İbrahim Edheme oldu
halis talebe.
Bir gün, bir taş gördü ve
celbetti merakını.
Üstünde yazardı ki:
(Çevir, oku altını.)
Acaba ne yazıyor? diye
merak ederek,
Okudu o yazıyı, o taşı
çevirerek:
(Madem öğrendiğinle, hiç
amel etmiyorsun,
Niye bilmediğini öğrenmek
istiyorsun?)
Allahü teâlâdan, ederdi
haya, edep.
Kalbi, Hak teâlâyı anmakla
meşguldü hep.
Ehemmiyet vermezdi, asla
dünya malına.
Hiç itibar etmezdi mala
mağrur olana.
Bir gün, zengin birisi,
getirip bin altunu,
Verip, rica etti ki:
(Kabul et lütfen bunu.)
Kabul buyurmayarak, dedi
ki o adama:
(Ben, asla fakirlerden,
hiç bir şey almam ama.)
Hayrete düştü zengin, onun
bu sözlerinden.
Dedi: (Fakat efendim,
fakir değilim ki ben.)
Buyurdu: (Biliyorum
servetinin hepsini.
İster misin, onlardan daha
ziyadesini?)
O, (İsterim) deyince,
buyurdu ki: (İşte bak.
Senden daha fakiri, hiç
bulunmaz muhakkak.
Senin halin, fakirlik
değildir de, ya nedir?
Fakir, aza doymayıp,
çoğunu isteyendir.)
|