|
60 - CAFER-İ SADIK
(Rahmetullahi Aleyh)
Resulün torunuydu
Orta boylu, kuvvetli,
kumraldı biraz saçı.
Yüzü çok güzel olup,
yumuşaktı mizacı.
Eşkali çok benzerdi
Aliyyül mürtezaya.
Sanki o, etrafına
saçardı nur ve ziya.
İlim ve fazilette, eşi
yoktu devrinde.
Hatta söz sahibiydi,
bilcümle fen ilminde.
Fizik ve kimyada da,
ilmi vardı pek yoğun.
Kimyager Cabir dahi,
talebesiydi onun.
İmam-ı azamdır ki en
büyük talebesi,
Onun himmeti ile,
yükseldi mertebesi.
Kıymetli sohbetini
dinleyip iki sene,
O ilim kaynağının,
kavuştu çok feyzine.
Zira İmam-ı azam
buyurdu ki bir zaman:
(İki yıl olmasaydı,
helak olmuştu Numan.)
Gayet mütevazıydı bu
hasletlere rağmen.
Onun büyüklüğünün delili
buydu zaten.
Makbuldü her duası Hak
teâlâ indinde.
Hemen hasıl olurdu, her
dua ettiğinde.
Bir gün yalnız başına,
yürüyordu bir yoldan.
Sevenlerden biri de,
gidiyordu ardından.
Buyurdu ki: (Ya Rabbi,
yok elbisem giymeye.
Bu kuluna lutfedip,
elbise ihsan eyle.)
Bu niyaz ve duası, henüz
sona ermeden,
Bir paketle, önüne
elbise geldi hemen.
Biri gelip dedi ki: (Çok
hacca gitmem için,
Bana dua edin de, olayım
fazla zengin.)
Ellerini kaldırıp,
eyledi şöyle dua:
(Ya Rabbi buna mal ver,
hac yapsın elli defa.)
Hakikaten öyle çok
zengin oldu ki o zat,
Elli defa hac yapıp,
sonunda etti vefat.
Zeyd-i Kelbi adında
vardı ki gafil biri,
Bilerek üzdü bir gün, o
İmam-ı Caferi.
Lakin keskin kılıca
benzer ki bu veliler,
Onlara gelip çarpan,
kendini helak eder.
Ve nitekim bir arslan,
saldırıp tuttu onu.
Öldürüp, parça parça
eyledi vücudunu.
Buyurdu ki: (Bir günah
işlese de müslüman,
Derhal tövbe eylesin,
geçirmesin hiç zaman.
Eğer geçim darlığı
çekiyorsa bir kimse,
Hep tövbe istiğfara
devam etsin öyleyse.
Hak teâlâ, dünyaya
emretti ki: (Ey
dünya!
Senden yüz çevirene,
yardım et ekseriya.
Ve her kim koşuyorsa
peşinden senin şayet,
Zorluk çıkar ona hep,
ver sıkıntı ve zahmet.)
Onun kalbine akan ilim,
nur ve feyzleri,
Anlamak, imkansızdır,
çünkü yoktu benzeri.
Zira Resulullah'ın
kalbinden çıkan nurlar,
Kasım bin Muhammedden,
ona vasıl oldular.
Cafer-i Sadık dahi, o
nurları, ayniyle,
Bayezid Bistamiye
yansıttı tamamiyle. |