|
60 - CAFER-İ SADIK
(Rahmetullahi Aleyh)
Oğluna nasihatları
Halk İmam-ı Cafere şunu
sual ettiler:
(Allah, neden faizi
haram kıldı?) dediler.
Dedi: (Helal olsaydı, o
vakit çoğu insan,
Yapmazdı başkasına bir
iyilik ve ihsan.
Yahut da, bir iyilik
yapılsaydı da, fakat,
Muhakkak beklenirdi bir
karşılık, menfaat.)
Buyurdu ki: (Ey oğlum,
bir müslümana ait,
Hoş olmayan, herhangi
bir şey duyduğun vakit,
Bir'den, yetmiş'e kadar
özür kapısı ara.
Yine de hiç su-i zan
etme müslümanlara.
Hiç bir özür kapısı
bulamazsan eğer ki,
De ki: Bilemediğim bir
şey var elbette ki.
Bir söz işittiğinde bir
mümin kardeşinden,
Manasını bilmezsen,
iyiye yor içinden.
Hatta öyle iyiye yor ki
onu ey oğlum,
Artık kabil olmasın,
ondan iyi bir yorum.
Bir günah yaptığında,
hemen eyle istiğfar.
Helake sebep olur,
günahta inat, ısrar.
Hatta geçim darlığın var
ise, bunun için,
Çok istiğfar eyle ki,
rahatlasın geçimin.
Evlatların çoğalsın
istiyorsan sen şayet,
Daha çok, yeşil sebze
yemeğe eyle gayret.
Namaz, ruhun gıdası,
kalplerin şifasıdır.
Doğru olan bir hac da,
güçsüzün cihadıdır.
Hiç ibadet yapmadan
karşılık bekleyenler,
Hiç yayı olmaksızın, ok
atana benzerler.
Çok sadaka verenin,
rızkı dahi çok olur.
Zekat vermek ile de, mal
zarardan korunur.
Düzenli hayat sürmek,
yarısıdır geçimin.
İyi ahlak, aklını
gösterir bir kişinin.
Musibet zamanında,
dizini döven insan,
Mahrum kalır, o derdin
ecir ve sevabından.
Takvadan daha üstün azık
yoktur, olamaz.
İnsana, cahillikten
zararlı düşman olmaz.
Tövbeyi geciktirmek, bir
nevi kibretmektir.
Yani Allah'a karşı,
mağrur olmak demektir.
Bir kul, günahlarından,
eğer utanmıyorsa,
İnsanları incitip, hiç
pişman olmuyorsa,
Tenhada korkmuyorsa
Rabbinden bir kul şayet,
Ondan daha hayırsız bir
kimse olmaz elbet.)
Yine bir gün, oğluna
buyurdu ki: (Evladım!
Dinimizin dışına, sakın
çıkma bir adım.
Rızkına razı olan,
kimseye muhtaç olmaz.
Başkasının malında gözü
olan, hiç doymaz.
Kendi kusurlarını
göremeyen kimseler,
Her an huzursuz olup,
rahata eremezler.
Kim bir kuyu kazarsa,
bir mümin kardeşine,
Çok zaman, ondan evvel,
kendi düşer içine.
İnsanlara kızmaktan, çok
sakın, eyle hazer.
Aksi halde, sana da
kızar başka kimseler.) |