|
60 - CAFER-İ SADIK
(Rahmetullahi Aleyh)
Bir âlim ve evliyaya
bağlı olarak yaşıyan,
Nuh aleyhisselamın ömrü
kadar ibadet yapmış gibi
sevap alır.
(Kelam-ı kibar)
Abdestin fazileti
Peygamber Efendimiz,
buyurdu hadisinde:
(Ümmetimin, aldığı
abdestler sayesinde,
Mahşer karanlığında,
ayak, yüz ve elleri,
Öyle nurlu olur ki,
aydınlatır her yeri.
Başkaları, onları
böyle görünce, hemen,
Derler ki: Keşke biz
de, olsaydık bu
ümmetten.)
Eski Peygamberlerin
kitaplarında ise,
Yazıyor ki: (Bir şeyden,
korkar ise bir kimse,
Hemen abdest alsın ki
hiç vakit geçirmeden,
Korunsun böylelikle, o
kötülük ve şerden.)
Cafer-i Sadık dahi, bir
yere gidiyordu.
Bir rahibin evini gördü
ve hemen durdu.
Düşündü: Şu rahibi
edeyim dine davet.
Belki de iman eder,
nasibi varsa şayet.
Yaklaştı bu maksatla o
rahibin evine.
Kapısını çalarak,
seslendi kendisine.
Kapı açıldı, fakat,
rahip yoktu ortada.
İmam-ı Cafer Sadık,
bekledi az orada.
Bir kaç dakika sonra,
rahip hemen gelerek,
Aldı onu içeri, özürler
dileyerek.
Ona sual etti ki hemen
Cafer-i Sadık:
(Acaba sebep ne ki, geç
geldiniz birazcık?)
Dedi ki: (Pencereden
gördüğümde sizi ben,
Korku geldi kalbime,
sizin heybetinizden.
Doğru, abdest almaya
gidiverdim hemence.
Zira okumuştum ki
Tevratta daha önce:
Ne zaman ki bir şeyden
korkuya kapılırsan,
Zarara uğramazsın, hemen
abdest alırsan.
Bu yüzden, yanınıza
gelmekte geciktim az.
Özür dilerim, zira,
beklettim sizi biraz.)
Onu, Cafer-i Sadık imana
etti davet.
O rahip, bu davete hemen
etti icabet.
Şehadeti getirip,
müslüman oldu hemen.
Bir abdest sebebiyle,
kurtuldu Cehennemden.
Oğlu Musa Kazıma,
nasihat etti şöyle:
(Hep doğrudan yana ol,
her zaman doğru söyle.
İyi ahlak sahibi
kimselere ol yakın.
Kötü huylu olanla,
arkadaş olma sakın.
Çünkü böylelerine, olmaz
ki hiç ihtiyaç.
Onlar, susuz bir çöldür,
yeşermeyen bir ağaç.
Oğlum, islamiyeti
öğrenip ince ince,
İhlasla amel eyle,
emirler mucibince.
Sana gelmeyene git,
aramayanı ara.
Şefkat ve merhametle
davran hep insanlara.
Hem sonra, çok sakın ki
insanları gıybetten,
Bu iş, daha fenadır
yetmiş zina etmekten.
Hep örtmeye çalış ki
kulların günahını,
Allah da, mahşer günü,
örtsün senin aybını.
İnsanların kalbine
koyarsan neşe, sevinç,
Kabir ve kıyamette,
üzüntü görmezsin hiç.) |