ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

60 - CAFER-İ SADIK (Rahmetullahi Aleyh)

Hükümdar pişman oldu

 

Zamanın hükümdarı, vezire verdi emir:

(Git, İmam-ı Cafer’i yakala, bana getir! 

 

Zira onu, acele öldürmek istiyorum.

Haydi, ne duruyorsun, git getir, bekliyorum.)

 

Muhabbeti var idi o vezirin İmam'a.

Dedi ki: (Ey sultanım, emredersiniz, ama,

 

O, evinde oturmuş, ibadet etmektedir.

O zatı öldürmekten, acaba gayen nedir?

 

Siyaset işlerine karışmaz ki o kişi.

Gel, vazgeç öldürmekten, yapma ona bu işi.)

 

Lakin tesir etmedi hükümdara bu sözler.

Çaresiz (Peki) deyip, gitti o da bu sefer.

 

İmam'ı çağırmaya gider gitmez o vezir,

Hükümdar, cellatları çağırıp verdi emir.

 

Dedi: (İmam-ı Cafer girince içeriye,

Başını, kılıç ile vurup bölün ikiye.)

 

Cellatlar, kılıç elde, gizlenip beklediler.

Biraz sonra, vezirle, İmam teşrif ettiler.

 

Ve lakin ne zaman ki İmam girdi odaya,

Hükümdar onu görüp, hemen kalktı ayağa.

 

Dedi ki: (Ey efendim, nedir bize emriniz?

Hemen ifa edelim, varsa bir dileğiniz.)

 

Buyurdu: (Benim senden, yok asla bir dileğim.

Beni rahat bırak da, ibadet eyleyeyim.

 

Niçin durup dururken beni çağırıyorsun?

Sakın beni bir daha çağırma, bu son olsun!)

 

Sonra kalktı ayağa, kapıya ilerledi.

Sultan, onu izzet ve ikramla yolcu etti.

 

Titremeye başladı sonra da birden bire.

Sarardı, fenalaştı, bayılıp düştü yere.

 

Ayılınca, veziri dedi ki: (Ey hükümdar!

Hani öldürecektin, ne oldu, neyiniz var?)

 

Dedi ki: (Bilmiyorum, bu işe ben de şaştım.

Ömrümde böyle şeyle, ilk defa karşılaştım.

 

Ne zaman ki odaya girdi İmam-ı Cafer,

Yanısıra koca bir arslan girdi beraber.

 

Görmedim hayatımda öyle korkunç bir hayvan.

Tam saldıracak gibi, bana baktı durmadan.

 

Lisan-ı hali ile derdi ki sanki bana:

Parça parça ederim dokunursan İmam’a.

 

O arslanı görünce, çok fena oldu halim.

Ve onu öldürmeye, kalmadı hiç mecalim.)

 

Vezir dedi: (Ey sultan, söylemiştim ben size.

Allah adamlarından, zarar gelmez kimseye.

 

Bilakis her insana, faideleri vardır.

Onların yardımcısı, Allahü teâlâdır.

 

İki tarafı keskin kılıca benzer onlar.

Kendisi helak olur, ona gelip çarpanlar.)

 

O hükümdar dinleyip, hak verdi vezirine.

Gitmedi artık daha İmam'ın üzerine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan