|
56 - SENUSİ HAZRETLERİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Cehennem korkusu
Cezayir'de yetişen, âlim
ve evliyadan.
Senusi hazretleri, var
idi ki bir zaman,
Allahü teâlâyı, hiç bir
an unutmazdı.
Ve Allah korkusundan,
geceleri yatmazdı.
Hüzünlü görünürdü ekseri
bu büyük zat.
Fakat asla değildi,
çatık kaş, asık surat.
Ahiret düşüncesi ve
Allah korkusundan,
Göğsünün hırıltısı,
duyulurdu çok zaman.
Güler yüz gösterse de
herkese bu büyük zat,
Allah korkusu ile,
ağlardı çoğu saat.
Talebesinden biri, onun
bu durumuna,
Vakıf olup, bu hali
sormuştu bir gün ona.
Dedi ki: (Ey efendim,
acep zat-ı aliniz,
Niçin hep kederli ve
hüzünlüdür haliniz?
Cehennem azabından,
söylersiniz bize hep.
Daim sarı ve solgun
yüzünüz, neden acep?)
Senusi hazretleri hemen
ona cevaben,
Buyurdu ki: (Evladım,
söyleyeyim sana ben.
Cehennemi, rüyada
gösterdi Rabbim bana.
Vakıf oldum şiddetli, o
korkunç azabına.
İşte o günden beri, çok
değişti yüz rengim.
O korku sebebiyle,
sarardı, soldu benzim.
Cehennemi görenin,
söyle, hali ne olur?
Onu gördükten sonra, o
nasıl rahat uyur?
Onu gören bir kimse,
artık gülebilir mi?
Ve doyuncaya kadar,
yemek yiyebilir mi?
Cehennemin şiddeti, hiç
gitmiyor gözümden.
Hak teâlâ korusun, bizi
o korkunç günden.)
O talebe, bunları
işitince hayretle,
Hocasına, daha çok
bağlandı muhabbetle.
Senusi hazretleri,
yatmazdı geceleri.
İbadetle geçerdi
zamanları ekseri.
Eğer uyku bastırıp,
uyusaydı bir miktar,
Hemen kendi kendini,
ederdi şöyle ihtar:
(Ey günahkâr Senusi,
nicedir senin halin?
Kalk, istiğfar eyle ki,
affetsin seni Rabbin.
Cehennem azabından
korkuyorum diyorsun.
Bu nasıl korkudur ki,
rahatça uyuyorsun.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Kardeşlerim, bu zaman,
Küfre düşmek, mazallah,
gayet kolay ve asan.
İmanı muhafaza etmek
için, en evvel,
Dinini, tam olarak
öğrenmeli mükemmel.
Velakin islamiyet,
âlimden öğrenilir.
İlmiyle amil olan
kimseye âlim denir. |