ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

55 - MUHAMMED BEDAHŞİ (Rahmetullahi Aleyh)

Dinledi edep ile

 

Yavuz Sultan Selim Han, Muhammed Bedahşi’yi,

Vaktiyle, iki defa ziyaret eylemişti.

 

Ve ilk ziyaretinde, hiç konuşma olmadan,

Edep ile oturup, ayrıldı huzurundan.

 

Bedahşi hazretleri, bir şey söylemeyince,

O da önüne bakıp, sükut etti öylece.

 

Zira onun, bir veli olduğunu bilirdi.

Huzurunda konuşmak, edebe mugayirdi.

 

Sultan, ikinci defa ziyarete gidince,

Bedahşi hazretleri buyurdu ki şöylece:

 

(Sultanım, ikimiz de, şu anda Rabbimizin,

Seçilmiş kullarından sayılırız, velakin,

 

Hepimizin boynunda, bir kulluk bağı var ki,

Allah'ın huzurunda, sorumluyuz Vallahi.

 

Buyurulduğu gibi Kur'anda bir âyette,

Emaneti, yer ve gök alamadığı halde,

 

Onu yüklenmiş olduk, bizler insan olarak.

Zordur, bu ağır yükü hakkı ile taşımak.

 

Saltanat işini de, siz alıp üstünüze,

Bir yük daha kattınız, bu ağır yükünüze.

 

Hatta bunun üstüne hilafet de aldınız.

Bu çok ağır sıkleti, daha da arttırdınız.

 

Bu yükü, ne yer, ne gök ve ne de dağlar çeker.

Velakin Hak teâlâ, size çok yardım eder.

 

Zira siz, manevi bir kuvvete sahipsiniz.

Ondan, yeteri kadar faidelenirsiniz.

 

Hazret-i Peygamberin mübarek hadisleri,

Rehberiniz olarak, aydınlatır sizleri.

 

Meşakkatli, külfetli bir yolda gidersiniz.

Size, her işinizde, yardım etsin Rabbimiz.)

 

Yavuz Sultan Selim Han, dinledi edep ile.

Karşılık söylemedi, bir tek kelime bile.

 

Sonra izin isteyip, ayrıldı huzurundan.

Onun bu edebine, hayret etti vüzeran.

 

Dediler ki: (Sultanım, siz yalnız dinlediniz.

Hikmeti ne idi ki, bir şey söylemediniz?)

 

Dedi ki: (Biz dünyanın sultanıyız, velakin,

Himmetine muhtacız, bu din büyüklerinin.

 

Büyükler konuşurken, söze karışılır mı?

Küçüğün konuşması, edebe yakışır mı?

 

Büyüklerin yanında, edepli olmak gerek.

Bize de yakışırdı, elbette sükut etmek.)

 

Bu zat buyuruyor ki: (Biz, aciz insanlarız.

Her an, her şeyimizde, Rabbimize muhtacız.

 

Velakin hepimizde, bir nefis var ki el’an,

İlahlık dava eder, içimizde o her an.

 

Bir yanda kainatın sahibi yüce Allah,

Bir yanda aciz kul ki, muhtaçtır Ona her gah.

 

Bu zayıf hali ile, nasıl olur, bir insan,

Kendisini yaratan ilaha eder isyan?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan