|
51 - EBU İSHAK İBRAHİM
(Rahmetullahi Aleyh)
Tesirli vaaz
Ebu
İshak İbrahim, Allah
adamlarından.
Kalbi, Allah aşkıyla
yanıyordu durmadan.
Tatlı dil, güler yüzlü,
hem dahi çok cömertti.
Dillere destan oldu
herkese merhameti.
Onun en sevdiği iş,
sıkıntıda olana,
İyilik yapmak idi, böyle
darda kalana.
Bir haram ve günahı,
işlemezdi o zinhar.
Allah korkusu ile,
ağlardı çok zamanlar.
Vâz
için açtığında hikmet
dolu ağzını,
Onbinlerce
müslüman, dinler idi
vâzını.
O yerden, fersah fersah
uzak yerlerde bile,
İnsanlar, dinliyordu
vâzını tamamiyle.
Yine o, Kahire'de bir
gün vâzediyordu.
Mahşeri bir cemaat
vâzını dinliyordu.
Öyle tesirliydi ki
nasihat ve sözleri,
Çok zaman ağlatırdı,
dinleyen kimseleri.
O anda, Kahire'nin çok
uzak bir köyünde,
Bir kadın da dinlerdi,
vâzı evin önünde.
Hem hamur yoğuruyor, hem
vâzı dinliyordu.
Hem de, iki gözünden,
göz yaşı iniyordu.
Kendinden geçti kadın,
daha sonra giderek.
Önündeki hamuru, gelip
yedi bir köpek.
O anda Ebu İshak, vakıf
oldu bu hale.
Vâzında
bu durumu, getirdi şöyle
dile:
(Falan köyde bir hanım,
evde vâzı dinliyor.
Halbuki haberi yok,
köpek hamuru yiyor.)
Cemaat, bu sözlerden bir
şey anlamadılar.
Dediler ki: (Muhakkak
bunun bir hikmeti var)
Kadın bunu duydu ve
kendine geldi hemen.
Gördü ki, hamurunu,
köpek yer hakikaten.
O yine buyurdu ki vâz
içinde bir kere:
(Kalenin kapısından,
birisi düştü yere.)
Cemaati, hiç bir şey
anlamadı bundan da.
Dediler: (Elbette ki,
bir hikmet var bunda
da.)
Nihayet araştırıp,
bildiler ki sonradan,
O yerde, kendisini hiç
sevmeyen bir adam,
O gün, kale üstünde
gezerken başı dönmüş.
Sonra da, baş aşağı
yuvarlanmış ve ölmüş.
Bu zat, bir sohbetinde
buyurdu: (Haya, edep,
Hayatın her anında,
lazımdır insana hep.
Herhangi bir mümini,
görürseniz siz eğer,
Mütevazı davranıp, verin
kıymet ve değer.
Zira hiç belli olmaz, o
gördüğün, kim bilir,
Allah'ın çok sevdiği,
bir veli olabilir.
İhtiyatlı davranmak
lazımdır bunun için.
Duasını almaya bakmalı
her kişinin.
Zira büyüklerimiz, şöyle
bildirmişlerdir:
Her gördüğünü Hızır, her
geceyi Kadir bil.) |