|
49 - EBU BEKR-İ KETTANİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Mümine soğuk durmak
Ebu
Bekr-i Kettani, âlim ve
evliya zat.
Mücadele ederdi nefsi
ile her saat.
Beytullah'ta,
taatle geçerdi çok
zamanı.
Kâbede, binden fazla,
hatmeyledi Kur'anı.
Buyurdu ki: (Rüyada bir
genç gördüm, çok güzel.
Ki, ondan güzelini
görmedim daha evvel.
Sordum ona: (Sen kimsin,
ne de çok parlak nurun.
Seni pek fazla sevdim,
neredir yerin yurdun?)
Dedi ki: (Ben takvayım,
bilir beni çok insan.
Allahtan korkanların,
kalbidir bana mekan.)
Sevgiden bahsederdi
sohbetinde ekseri.
Derhal ikaz ederdi,
dargın ve küskünleri.
Derdi ki: (Müminlere,
eylemeyin su-i zan.
Zira Hak teâlânın,
mahbubudur müslüman.
Öyleyse, şu gerçeği
bilin ki aşikâre,
Müminleri sevmekten,
yoktur başka bir çare.)
Kendisi anlatıyor:
(Vardı ki bir müslüman,
O, benim sohbetime
gelirdi çoğu zaman.
Ve lakin her nedense, o
mümine karşı hep,
Bir soğukluk duyardım,
bilmezdim nedir sebep?
Halbuki bilirdim ki,
mümine soğuk durmak,
Felakete düşmeye sebep
olur muhakkak.
Hediye, muhabbeti
arttırır gereğince,
Kıymetli hediyeler
götürdüm, ona önce.
Yine de, o soğukluk
gitmeyince, nihayet,
Gidip o müslümanı, evime
ettim davet.
Bizzat ikram eyledim,
çeşitli leziz taam.
Ve lakin kalbimdeki
soğukluk gitmedi tam.
Çok üzülüp dedim ki: (Ey
nefsim, etme inat.
O mümin, elbet senden
kıymetlidir kat be kat.
Ne kötü hali var ki, ona
soğuk durursun?
Eğer böyle gidersen, bil
ki sen mahvolursun.
Bilesin ki bir insan,
ederse kibir, gurur,
O zaman, müminlere hor
bakar, soğuk durur.
Kendini, ondan üstün
görüyorsun muhakkak.
Lakin razı değildir bu
halden cenab-ı Hak.
Ey nefsim, bu halinle,
felaha eremezsin.
Zira senden, o mümin
kıymetlidir bilesin.)
Vardım bu düşünceyle o
müminin evine.
Akşam yemeği için,
çağırdım eve yine.
Çeşitli leziz taam
eyledim yine ikram.
Baktım ki, o soğukluk
ediyor hala devam.
Elimden geldiğince,
ettimse de çok gayret,
Sevgiye dönüşmedi
kalbimdeki adavet.
Halbuki dinimizde yoktu
buna bir cevaz.
Gözümden yaş akıtıp,
Rabbime ettim niyaz.
Dedim ki: (Ya ilahi,
sendendir yardım, medet.
Kalbimde, ona karşı
hasıl eyle muhabbet.)
Çok şükür, muradıma
vasıl oldum böylece.
Ona karşı bir sevgi,
hasıl oldu hemence. |