|
46
- EBU SÜLEYMAN-I DARANİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Yakin ve teslimiyet
Âlim Ebu Süleyman Darani
hazretleri,
Begayet
tesirliydi, sözü ve
sohbetleri.
Nasihat ediyorken bir
gün sevdiklerine,
Gelip bir talebesi, arz
etti ki kendine:
(Efendim, yemek için,
kızmıştır fırınımız.
Neyi emrederseniz,
pişirmeye hazırız.)
Bir cevap buyurmadı onun
bu sözlerine.
Yine devam eyledi, kalan
sohbetlerine.
Bu halis talebenin, ismi
Ahmed idi ki,
Pek çoktu hocasına olan
teslimiyeti.
O, her ne emrederse, hiç
itiraz etmeyip,
Emrettiği o işi, yapardı
(Peki) deyip.
Her gün ocağı yakar ve
gelip arz ederdi.
Ne yemek emrederse, onu
hazır ederdi.
Ahmed, ikinci defa arz
etti ki: (Efendim,
Fırın kızdı iyice, ne
yemek pişireyim?)
Cevaben buyurdu ki
hocası kendisine:
(Aç kapağı, kendin gir o
fırının içine.)
Hiç tereddüt etmeden,
hemen (Peki) diyerek,
Koştu fırına doğru,
şöylece düşünerek:
Doğrudur üstadımın her
söz ve hareketi.
Madem böyle buyurdu,
elbet var bir hikmeti
Kapağını açarak, girdi
fırın içine.
Lakin ordakilerin, ateş
düştü içine.
Az sonra, buyurdu ki
talebeye hitaben:
(Ahmed'imi, fırından
çıkarın gidip hemen.)
Dediler ki: (Efendim,
emri dinlemiş midir?
Hakikaten fırının içine
girmiş midir?)
Buyurdu ki: (Elbette,
Ahmed'im beni dinler.)
Hemen, fırına doğru
koştu o talebeler.
Kapağını açınca, hayret
etti her biri.
Zira Ahmed, fırında
otururdu dipdiri.
İtimat ediyorsa bir kişi
üstadına,
İşte bu Ahmed gibi,
teslim olmalı ona.
En kıymetli iki şey,
yakin ve teslimiyet.
Ya Rabbi bu nimeti,
bizlere de nasib et.
Bir günkü sohbetinde,
buyurdu: (Ey insanlar!
Gaflete gelmeyin ki,
ahiret var, azap var.
Asla işlemeyin ki, günah
olan bir işi,
İnsanları bekliyor,
Cehennemin ateşi.
Bu dünya bir hayaldir,
etmeyin hiç iltifat.
Yoksa mahşer gününde,
bulunmaz huzur, rahat.
Ebedi saadete
kavuşabilmek için,
Günahtan kaçmalıdır,
esası budur işin.
Önce, islamiyeti
öğrenmeli iyice.
Sonra da, yaşamalı, bu
ahkam mucibince.
Dinin emirlerine, riayet
eyleyenler,
Ahirette, ebedi
nimetlere ererler.) |