|
37 - ALİ BEKKA
(Rahmetullahi Aleyh)
Tövbe nasıl olur?
Allah adamlarından, bir
büyük evliyadır.
Kalpleri aydınlatan
nasihatları vardır.
Bu zat, bir sohbetinde
buyurdu ki bir zaman:
(Yalnız halis amelle
kurtulur yarın insan.
Cennet de, bir insanın,
ederek halis niyet,
Yaptığı amellerin
mükafatıdır elbet.
Dışın, içe uyması
lazımdır ki muhakkak,
Eğer böyle olmazsa, olur
o, dinde nifak.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Merak edersen eğer,
Ki dünya, senden sonra
nasıl bir hale girer?
İlk ölenlerden sonra,
nasıl olduğuna bak.
Zira senden sonra da,
öyle olur muhakkak.
Tövbenin, şartlarına
uygun olması için,
Halis pişman olması
lazım gelir kişinin.
Ve sadece dil ile, kabul
olmaz istiğfar.
Bırakmış olmalıdır
günahı da azalar.
Kişi, küçük yaşında
başlarsa din ilmine,
Yazı yazmak gibidir bu,
mermer üzerine.
İlmi, ihtiyarlıkta
öğrenenin de hali,
Olur, su üzerine yazı
yazmak misali.
Mümin, boş işler ile
iştigal etmez asla.
Baktığı ibret olur, her
işi de ihlasla.
Âlimler olmasaydı,
dünyada olmazdı tad.
Onların varlığıyla
gönüller olur abad.)
Yine bir sohbetinde
buyurdu ki: (Bir kimse,
Günah işlediğinde,
pişmanlık duyar ise,
Bu hali, onun için
bulunmaz bir nimettir.
Zira bu pişmanlığı,
tövbe etmek demektir.
Eğer Allah korusun,
olmazsa hiç üzülmek,
Hatta tatlı gelirse ona
günah işlemek,
Günahta ısrardır ki,
gayet fena bir iştir.
Bu hal, o kimse için
tehlikeli gidiştir.
Küçük günaha devam, olur
günah-ı ekber.
Büyük günaha devam, onu
küfre sürükler.
Kul ibadet yapınca,
nefsi kabarıyorsa,
Mesela (Ben ne iyi
müslümanım) diyorsa,
Bu, korkunç bir
hastalık, öldürücü
zehirdir.
Yaptığı ibadeti, bu,
sıfıra indirir.
Ateş, nasıl odunu yakar
ve bitirirse,
Yine güneş, nasıl ki
buzları eritirse,
Ucb,
yani beğenmek de yaptığı
işlerini,
Yok eder kazandığı
ibadetin ecrini.
Bu korkunç hastalıktan
kurtulabilmek için,
İyi amellerini görmeli
fena, çirkin.
Bir kul, ibadetinde
bulursa noksan, kusur,
O ibadet, indallah
kabule layık olur.) |