|
35 - EBÜL HÜSEYİN EL
VERRAK
(Rahmetullahi Aleyh)
Kötülüğe iyilik
Ebül Hüseyn el Verrak,
âlim ve evliyadan.
Ahirete yönelip, el
çekmişti dünyadan.
Yakın ve dostlarına,
ederdi çok nasihat.
İsterdi ki her kişi,
olsun mesut ve rahat.
Sıkıntıda görseydi eğer
bir müslümanı,
Yardımına koşardı her ne
ise imkanı.
Bir kişi, kendisine
kötülük yapsa bile,
O, yine iyilikle ederdi
mukabele.
Sırf kendi nefsi için,
kimseye kızmazdı hiç.
Allah için olurdu, onda
öfke ve sevinç.
Kötülük yapsa idi, bir
kişi kendisine,
O gidip, o kimseden özür
dilerdi yine.
Bir mümine soğukluk
duysa idi o şayet,
Onun gitmesi için,
ederdi say-ü gayret.
Derdi ki: (Her müslüman,
mahbubudur Allahın.
Sonu tehlikelidir, ona
soğuk duranın.)
Özür dileyenleri,
affederdi muhakkak.
Derdi ki: (Affetmeyi,
seviyor cenab-ı Hak.
Öyle affetmeli ki insan
din kardeşini,
Unutmalı tamamen onun
fena işini.)
Derdi ki: (Ey insanlar,
olmayın ki gaflette,
Yarın her işinizden,
hesap var ahirette.
En kıymetli anları şudur
ki ömrümüzün,
Rızasına muvafık
geçmiştir Rabbimizin.
Kardeşlerim, insanlar
mahşerde (Âh vâh) ile,
Mutlak pişman olacak,
Cennette olsa bile.
Derler: (Keşke bir anı,
boşa geçirmeseydim.
Keşke bir kere daha
fazla Allah deseydim.)
Dediler: (Bir insanın,
iyi veya kötüsü,
Ne ile belli olur, nedir
bunun ölçüsü?)
Buyurdu: (Hak indinde
üstünlüğü bir kulun,
Takvasıyle
bellidir, ölçüsü budur
bunun.
Zira takva sahibi,
korkar Hak teâlâdan.
Sarılır ibadete, kaçınır
her günahtan.
Onun, Allah korkusu
sinmiştir yüreğine.
Hangi halde olsa da,
günaha girmez yine.
Allahtan korku hali,
şuna benzer ki onun,
Annesinden korkması
gibidir bir çocuğun.
Annesi azarlasa, dövse
de onu, yine,
Daha fazla sarılır o
çocuk annesine.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Uyanın ey insanlar!
Bilin ki, ömrünüzün
sonunda bir ölüm var.
Bizden önce gelenler,
hani, nerde şu anda?
Öldüler her birisi,
ummadık bir zamanda.
Kötü insanlar ile
kurmayın münasebet.
Zira geçer onlardan size
dahi bir zulmet.
İyilerle olmaya çalışın
ki çok zaman,
Size de geçsin biraz
onların ihlasından.
Kim haram karşısında,
kapatırsa gözünü,
İman ile doldurur Allah
onun gönlünü.
Küçük günah işleyen,
alışır büyüğüne.
Ona devam eden de, düşer
küfrün içine.
İnsan, nefse aldanıp,
günah işlerse şayet,
Pişman olup, Rabbinden
istemeli mağfiret.
Zira tövbe ederse bir
kul halis olarak,
O kulun günahını,
affeder cenab-ı Hak.) |