|
31 - ABDÜLAZİZ DİRİNİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Orta yolda olunuz
Pek mütevazı idi Abdülaziz
Dirini.
Daima insanlardan
gizliyordu kendini.
Allahü teâlâya, o kadar
yakın iken,
Keramet göstermeye,
utanırdı Rabbinden.
Hatırından geçti ki
talebenin bir kere:
Bir keramet gösterse
üstadımız bizlere.
Onların, kalplerinden
böyle düşündüğünü,
Keşf
yoluyla anlayıp, buyurdu ki o günü:
(Yavrularım, aslında
bizler, yerin dibine,
Geçmeye
müstehakken, rahatız bakın yine.
Üstümüze taş yağsa, layık
ve müstehakız.
Allah, bizi bundan da hıfz
ediyor bakınız.
Bu, Allah’ın en büyük
nimeti bize bu gün.
Bundan büyük keramet olur
mu, bir düşünün.)
Bir gün de, talebeye etti
şöyle nasihat:
(İşlerin en iyisi, olandır
orta, vasat.
Ne aşırı, ne geri, bulunun
orta yolda.
Zaten bundan razıdır
Allahü teâlâ da.
Dünyanın lezzetleri,
aldatmasın sizi hiç.
Ahirette olacak sonsuz
huzur ve sevinç.
Bu dünya lezzetleri,
fanidir, kısa sürer.
Hem de arkalarında,
bırakır acı, keder.
Yani insan, ne kadar
neşelense de bir gün,
Arkasından, muhakkak gelir
bir keder, hüzün.
Öyleyse, aldanmayın bu
dünyanın tadına.
Hazırlanın siz asıl,
ahiret hayatına.
Zaman akıp gidiyor,
ömürler tükeniyor.
Cennet ve Cehennemden biri
bizi bekliyor.
Hep (sonra yapacağım)
demekle geçti ömür.
Lakin geçmez orada,
bahaneler ve özür.
Çok yakınken insana,
ahiret yolculuğu,
Buna hazırlanmayı,
düşünmüyor pek çoğu.)
Bir gün, yine vâzında
buyurdu: (Ey cemaat!
Nefis ile cihadda,
gösterin sabır, sebat.
İbadet yapmakta da,
yapmayın ki gevşeklik,
Zira esen yel gibi, geçip
gider bu gençlik.
Hiç vakit geçirmeden,
çalışıp gündüz gece,
Allah’ın rızasını tahsil
edin böylece.
Bilin ki, ahirette,
herkese vardır hesap.
Tövbesiz ölenlere, yapılır
acı azap.
Hep islama muvafık işleyin
ki her işi,
Yoksa, pek şiddetlidir
Cehennemin ateşi.
Sizden önce gidenler,
şimdi (Âh) ediyorlar.
(Keşke bu günahları
yapmasaydık) diyorlar.
Onların kaçırdığı bu
fırsat, şimdi sizde.
Öyleyse dine uyun, her bir
amelinizde.
Her kim günah işlerse, bu
dünyada gülerek,
Orada, Cehenneme atılır
(Âh) ederek.)
|