ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

30 - ABDÜLVEHHAB-I ŞA'RANİ       (Rahmetullahi Aleyh)      

Gaibden bir el

 

Şerefüddin bin Emir adında bir müslüman,

kendisi anlatır ki: Hasta oldum bir zaman.

 

Ağrıların şiddeti, gün be gün artıyordu.

Artık öyle oldu ki, dayanılamıyordu.

 

Ve şöyle düşündüm ki: Galiba bitti ömrüm.

Ve bu hastalık ile, vaki olur ölümüm.

 

Zira hiç kalmamıştı takatim bu ağrıya.

Nihayet o günlerde, gördüm şöyle bir rüya:

 

Çok büyük bir nehirde görüyorum kendimi.

Lakin sürüklüyordu o sular bedenimi.

 

Hem de, az ileride vardı ki bir çağlayan,

Param parça olurdu, kim düşseydi oradan.

 

Şelaleye iyice yaklaşınca nihayet,

Başladım titremeye, görünmüştü felaket.

 

Çağlayanın başına, tam gelince, aniden,

Bir el, beni tutarak kenara çekti birden.

 

(Bu el, kimin elidir?) diye bir baktığımda,

İmam-ı Şa’rani’yi görüverdim yanımda.

 

Tebessüm ediyordu, ben uyandım birazdan.

Baktım ki, hiçbir eser kalmamış o marazdan.

 

O büyük evliyanın manevi yardımıyle,

Hastalıktan, bir anda kurtuldum tamamiyle.

 

Sa’düddin Sanadidi adında meşhur biri,

Vardı ki, sevmez idi İmam-ı Şa’rani’yi.

 

Hakkında uydurulan asılsız beyanata,

Aldanıp, su-i zanda bulunurdu bu zata.

 

O zamanlar Tanta’da, Seyyid Ahmed Bedevi,

Kabrinde, senede bir, mevlid düzenlenirdi.

 

Bir çok memleketlerden, sevenler, akın akın,

Mevlid cemiyetine gelirlerdi bu zatın.

 

İmam-ı Şa’rani de, herkes gibi, bu sene,

Gelmiş idi, bu büyük mevlid cemiyetine.

 

Onu, kötü olarak bilen o salih kişi,

İyi karşılamadı malesef bu gelişi.

 

Dedi ki: (Şöyle şöyle halleri var ki onun,

Bu kutsal cemiyete gelmesi olmaz uygun.)

 

O velinin şanına yakışmayan bir nice,

Sözler sarfettiyse de, rüya gördü o gece.

 

Baktı ki, Resulullah, gösterip çok muhabbet,

İmam-ı Şa’rani’yi övüyordu begayet.

 

Hatta onu, sevgiyle bağrına basmış idi.

O, bu hali görünce, şaşırıp aklı gitti.

 

Varmak istediyse de Resulün huzuruna,

Ve lakin hiç iltifat etmedi Resul ona.

 

Uykudan uyanınca, anladı hatasını.

Düzeltti ona olan fena itikadını.

 

Ve hemen huzuruna giderek o büyüğün,

Talebesi olmakla, şereflendi aynı gün.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan