ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - AHMET BİN ÖMER ZEYLAİ        (Rahmetullahi Aleyh)     

Keramet sahibiydi

 

İbni Ömer Zeylai, âlim ve veli bir zat.

Binüçyüzdört yılında, Yemen’de etti vefat.

 

İslamın ilm-i zahir ve ilm-i batınında,

En çok bilgi sahibi, o idi zamanında.

 

Civardaki bir köye gitmişti bir zamanlar.

O köyde, susuzluktan muzdaripti insanlar.

 

İbni Ömer, acıdı insanların haline.

Ellerini kaldırıp, dua etti Rabbine:

 

(Ya Rabbi, susuzluktan, kulların cümle mağdur.

Lütfedip, bu beldeye ihsan et biraz yağmur.)

 

O an gökte bulutlar, geldiler bir araya.

Ve bir yağmur yağdı ki, mahlukat doydu suya.

 

Yine bir yer vardı ki, (Halep vadisi) diye,

Halkı, hürmet duyardı bu mübarek veliye.

 

Ziyaret ederlerdi, ara ara bu zatı.

Zira çok tesirliydi öğüt ve nasihatı.

 

Bir gün de bu evliya, onların beldesine,

Teşrif edip, neşe ve sürur verdi hepsine.

 

Onlar çok sevinerek, dediler: (Efenim, biz,

Kuraklık illetinden begayet muzdaribiz.

 

Aylardır, bir damla su düşmedi beldemize.

Bu yüzden çok meşakkat, ızdırap geldi bize.

 

Bir akarsuyumuz var, akmıyor o da fakat.

Bu susuzluğa karşı, kalmadı bizde takat.)

 

İbni Ömer dinleyip, üzüldü gayet buna.

Onlardan birisini, çağırdı huzuruna.

 

Buyurdu: (Şu ırmağın başına git de hele,

Akmasını rica et, Allah’ın izni ile.)

 

(Peki) deyip, gitti ve seslendi ki: (Ey ırmak!

Allahü teâlânın izni ile haydi ak!)

 

O kişi, bu sözleri söyleyince ırmağa,

Baktı ki, biden bire su başladı akmağa.

 

Bir oğlu olduğunda, yine bu mübarek zat,

İlk evvela ağlayıp, sonradan güldü fakat.

 

Yakınları sordu ki: (Efendim, az önce siz,

Niçin öyle ağlayıp, sonra gülümsediniz?)

 

Buyurdu: (Bana malum oldu ki, bu evladım,

Boğulup ölecektir, çok üzülüp ağladım.

 

Sonra bildirildi ki, bu evladımdan fakat,

Gelir ki bu dünyaya şanı büyük bir evlat,

 

Onun, tasavvuftaki atacağı ilk adım,

Olacak şu andaki benim en son makamım.

 

Rabbim, bana böyle bir torun vereceğinden,

Ağlamayı bırakıp, sevinçten güldüm hemen.)

 

Yıllar sonra, bu sözü aynen oldu hakikat.

Oğlu (İsa), bir suda boğulup etti vefat.

 

Ve (Muhammed) adında, oldu ki bir torunu,

Yaydı bütün cihana, ilim ve feyz nurunu.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan