|
18 - İMAM-I ALİ RIZA
(Rahmetullahi Aleyh)
Kuşun yalvarması
İmam-ı Ali Rıza, evlad-ı
Resuldendir.
Âlim ve velilerin en
büyüklerindendir.
Bir kimse anlatır ki:
Rüyamda, ben bir gece,
Resulullahı
gördüm ve sevindim bir
nice.
Hacıların konduğu
mescitte otururdu.
Selam verdim, aldı ve
çok iltifat buyurdu.
Hurma vardı önünde, bir
avuç bana verdi.
Alıp saydım onları,
onyedi tane idi.
Ertesi gün duydum ki,
İmam-ı Ali Rıza,
Gelip konaklamışlar, o
mescitte bir lahza.
Görmek için, o yere
koştum hemen o saat.
Baktım ki, oturuyor
içerde o büyük zat.
Resulün oturduğu yerde
oturuyordu.
Önünde de bir tabak
hurma bulunuyordu.
O da, hemen bir avuç
uzattı bana ondan.
Saydım, onyedi idi,
hayret ettim o zaman.
Dedim ki: (Biraz daha
verseniz bana hurma)
Dedi: (Resulullah da, bu
kadar verdi ama.)
Biri dahi vardı ki,
sıkıntısı vardı az.
İstedi ki, mektupla
İmama eyleye arz.
Kağıt kalem getirip,
yazdı bu mektubunu.
Tuttu sonra İmam'ın
hanesinin yolunu.
Gördü ki, kapısının
önünde o kişinin,
Çok kimseler bekliyor,
bir şeyler sormak için.
O, bu kalabalığı
görünce, üzüldü pek.
Düşündü ki: Ne mümkün,
mektubu ona vermek.
Bari bu görüşmemiz,
kalsın başka bir güne.
O sırada hizmetçi, çıktı
kapı önüne.
İsmiyle çağırarak hemen
bu gelen zatı,
Uzattı kendisine, yazılı
bir kağıdı.
Dedi: (Hazret-i İmam
gönderdi bunu size.
İçinde cevap varmış
sizin bir derdinize.)
Merak ile açarak, gördü
ki, hakikaten,
Yazmış tam cevabını,
henüz sual etmeden.
Salih bir zat anlatır:
İmam ile bir sefer,
Bir duvarın dibinde,
otururduk beraber.
Biraz sonra oraya, bir
kuş geldi aniden.
Ve hazret-i İmamın
önüne kondu hemen.
Daha sonra, ötmeye
başladı avaz avaz.
Belli ki derdi vardı,
İmama ederdi arz.
İmam-ı Ali Rıza anladı
onu yalnız.
Dedi: (Bilir misiniz, ne
diyor bu kuşcağız?)
Dedim ki: (Ey efendim,
anlamayız biz elbet,
Onu, herkesten iyi,
bilir, anlar ehl-i
beyt.)
Buyurdu: (Bu kuşcağız,
yalvarıyor ki bana,
Bir şeyler söyleyiniz
şuradaki yılana.
Zira yavrularımı yemek
ister o yılan.
Gelip onu kovun da,
uzaklaşsın buradan.)
Ben, hayretler içinde
kalmıştım o arada.
Baktım, koca bir yılan
dolaşıyor orada.
İmamın emri ile, bir
sopayı alarak,
Öldürdüm o yılanı, bir
hamlede vurarak.
Kuşcağız, sevinç ile
uçup gitti havaya.
Teşekkür ediyordu sanki
bu evliyaya. |