|
18 - İMAM-I ALİ RIZA
(Rahmetullahi Aleyh)
Rüyada söyledik ya
Seyyid,
yani Resulün evladından
bir zattır.
Çok büyük veli olup,
kerametleri vardır.
O, yediyüz yetmişte
teşrif etti dünyaya.
Tusda,
elli yaşında, göçtü
dar-ı bekaya.
Maruf-i Kerhi ile,
Bayezid-i Bistami,
Bu zattan feyz alarak,
oldular din âlimi.
Bir gün hazret-i İmam,
bakarak bir kimseye,
Buyurdu: (Hazır mısın
ahirete gitmeye?
Zira ölüm bekliyor,
yakında seni elbet,
Hazırlığını yap ve yaz
hemen bir vasıyet.)
Bu sözü üzerine, üç gün
geçti aradan.
O kimse vefat edip,
ayrıldı bu dünyadan.
Bir kimse anlatır ki:
(Hacca niyet eyledim.
Evimde, sert kumaştan
ihramım vardı benim.
Lakin böyle kumaştan
ihram olur mu? diye,
Mektup yazıp, sormayı
düşündüm bu veliye.
Yazıp irsal eyledim
hemence bu nameyi.
Ve lakin unutmuşum bunu
sual etmeyi.
Sonra hatırlayınca,
gayet üzdü beni bu.
Zira sırf bunun için
yazmıştım o mektubu.
Çok geçmeden, bir cevap
yazdı ki bana İmam:
(Sen sormayı unuttun,
caizdin öyle ihram.)
Biri de anlatır ki:
İmamın huzuruna,
Girip, Hind lisaniyle
bir selam verdim ona.
O dahi cevap verdi, bana
Hind lisaniyle.
Sonra çok sual sordum,
cevap verdi bu dille.
Dedim ki: (Arabiyi iyi
bilmiyorum pek.
Lakin çok istiyorum, bu
lisanı öğrenmek.)
Mübarek eli ile, mesh
eyledi ağzımı.
Konuşmaya başladım o
anda bu lisanı.
Biri dahi gelerek, dedi
ki bu veliye:
(Efendim dua edin, bir
oğlum olsun diye.)
İmam-ı Ali Rıza, bu
ricasına onun,
Buyurdu ki: (Bir değil,
olur iki çocuğun.)
O, şöyle düşündü ki,
sevinip buna gayet:
Birine Ali derim,
ötekine Muhammed.
Bu fikrimi anlayıp,
şöylece buyurdular:
(Birisine Ali de,
diğerine Ümmü Amr.)
Ümmü Amr, kız ismiydi,
merak etti bunu pek.
Hakikaten doğumda, bir
kız oldu, bir erkek.
Biri dahi vardı ki,
tutuktu dili biraz.
İstedi, bu derdini
İmama eyleye arz.
O gece rüyasında, İmamı
gördü bu zat.
Kendisine, bir ilaç
tarif etti o bizzat.
Buyurdu: (Bir bardağa,
kimyon, tuz ve su
doldur.
Karıştırıp, ağzında
çalkala, şifa olur.)
Uyanıp, rüyasını
hatırladı nihayet.
Ve lakin rüya deyip,
vermedi ehemmiyet.
Huzuruna gidince bu
evliya kişinin,
İlaç talep eyledi bu
tutuk dili için.
Buyurdu ki: (Bu gece,
sordun ya bunu bize.
Ne için uymuyorsun,
bizim tavsiyemize?)
Adam, şaşkın bir halde
tatbik etti ilacı.
İyileşip, tabibe kalmadı
ihtiyacı. |