|
16 - EBU SAİD-İ EBÜL
HAYR
(Rahmetullahi Aleyh)
Sözü çok tesirliydi
Ebu Ali Dekkak nam,
vardı ki veli bir zat,
Çok saliha bir kızı var
idi onun bizzat.
Bu kız, Ebu Saidin
vâzına gitmek için,
Babasına söyleyip, ilk
defa aldı izin.
Kadınlar bölümüne girip
çıktı üst kata.
Az sonra Ebu Said
başladı nasihata.
Bir mesele hakkında,
vererek bir malumat,
Sonunda buyurdu ki:
(Bunu ben, ey cemaat,
Ebu Ali Dekkak'tan
duymuş idim esasen.
Onun bir parçası da,
burdadır şimdi zaten.)
Bir vaiz var idi ki Ebu
Kasım isminde,
Bilmeden konuşurdu, bu
zatın aleyhinde.
Yine bir gün, vâzında
dedi ki: (Ey cemaat!
Size, Ebu Said'den asla
gelmez menfaat.)
Gece, Resulullah'ı görüp
lakin bu vaiz,
Dedi: (Ya Resulallah,
nereye teşrifiniz?)
Resulullah, o zata
buyurdu ki: (Ey oğlum!
Hace Ebu Said'in vâzına
gidiyorum.)
Uykudan uyanınca, kaldı
hayret içinde.
Tutuştu, yandı içi
pişmanlık ateşinde.
Kalbinde, ona karşı
duyduğu kin ve garez,
Giderek, muhabbet ve
hürmete döndü bu kez.
Derhal Ebu Saidin
huzuruna giderek,
Pek çok özür diledi,
rüyayı arz ederek.
Ertesi gün vâzında, dedi
ki: (Ey insanlar!
Gidip Ebu Said'den, alın
feyiz ve envar.
Ona tövbe eyledim, budur
asıl, hakikat.
Önce, bunun aksini
söylüyordum ben fakat.)
Bir gün de Ebu Said
buyurmuş idi ki: (Biz,
Helal lokma kalmasa,
yine haram yemeyiz.)
İşitti birisi de onun bu
kelamını.
İmtihana yeltendi bu
Allah adamını.
Biri helal, öteki
haramdan iki oğlak,
Aldı ve kızarttırdı
gayet nefis olarak.
Sonra, koydu onları iki
ayrı tepsiye.
Ona götürsün diye, verdi
bir hizmetçiye.
Hizmetçi götürürken,
birden kayıp ayağı,
Düşürdü elindeki haram
olan oğlağı.
O sırada bir köpek
geçiyordu o yerden.
Düşen o haram eti,
kaçırıp yedi hemen.
Hizmetçi, öbürünü alıp
sonra eline,
Geldi Ebu Saidin
mübarek hanesine.
Ona hiç bahsetmeden
yoldaki hadiseyi,
Dedi: (Size gönderdi
filan zat bu tepsiyi.)
Ve lakin Ebu Said
buyurdu ki bu kere:
(Haram taam, elbette
layıktır köpeklere.
Helal ise, hep helal
yiyene olur nasip.
Zira haram, onlara
değildir hiç münasip.)
O kişi, hizmetçiden
alınca bunu haber,
Ona buğz eylemekten,
eyledi artık hazer. |