|
16 - EBU SAİD-İ EBÜL
HAYR
(Rahmetullahi Aleyh)
Uçmak hüner değildir
Gayet mütevazıydı, (Ben)
demezdi o asla.
Konuşurken, söylerdi
Allah için, ihlasla.
Derdi ki: (Asıl maksat,
dine mutabaattır.
İslama uymadıkça, her
hüner kabahattır.)
Bir gün, bazı kişiler
dediler: (Filan kişi,
Su üstünde yürüyor,
kıymetli mi bu işi?)
Buyurdu ki: (Yüzüyor
ördek ve kurbağa da.
Kıymeti yok, islama
gevşek ise uymada.)
Bir gün de dediler ki:
(Efendim, falan insan,
Kuş gibi, havalarda
uçuyor uzun zaman.)
Buyurdu ki: (Sinek ve
çaylak da uçmaktadır.
İslama uymadıkça, hüner
değil, hatadır.)
Dediler ki: (Efendim,
var ki filan adam da,
Dünyanın bir ucuna
gitmektedir bir anda.)
Buyurdu ki: (Şeytan da
yapabilir bu işi.
Uçmakla, hiçbir kıymet
kazanmaz asla kişi.)
Sonra dedi: (Kıymeti,
yoktur böyle şeylerin.
Siz, Allah'ın emrine
uymaya gayret edin.
Mert olan, insanların
arasında bulunur.
Evlenip, herkes gibi bir
işle meşgul olur.
Ve lakin bunlar ile
meşgul etmez kalbini.
Bir an olsun çıkarmaz
hatırından Rabbini.)
Babası anlatır ki: Her
gece, bu oğlumu,
Kontrol ederdim ki,
iyice uyudu mu?
Onun uyuduğuna getirince
kanaat,
Ancak öyle yatıp da,
uyurdum ben de rahat.
Lakin bir gün uyandım,
gece karanlığında.
Baktım ki, Ebu Said yok
idi yatağında.
Aradım bulamadım, merak
ettim begayet.
Sabah yine gördüm ki,
eylemiş eve avdet.
Düşünüp, kapısına zincir
vurdum sonradan.
Diyordum ki: O artık,
hiç çıkamaz odadan.
Lakin o, yine çıktı, hiç
bir şey anlamadım.
Sonunda, kendisini sıkı
takibe aldım.
Baktım, çıkıp mescide
giriverdi gizlice.
Kapıyı, arkasından
sürgüledi iyice.
Seyrettim pencereden,
namaza durdu ilkin.
Sonra, bir kuyu vardı
köşesinde mescidin.
Bir ağaç uzatarak o
kuyunun ağzına,
Ayaklarını, iple,
bağladı sonra ona.
Kuyuya, baş aşağı
asıverdi kendini.
Başladı okumaya Kur'an
âyetlerini.
Bir tatlı okurdu ki
Kur'anı, âyet âyet,
Seher vaktine doğru,
hatim etti nihayet.
Sonra, çıktı kuyudan ve
yöneldi evine.
Hiç zinciri bozmadan,
odaya girdi yine.
Bir kaç gece, devamlı
takib ettim bu minval.
Ve gördüm ki, her gece
vaki oldu aynı hal.
Onun bu hallerinden,
anladım ki, kendisi,
Olacak ileride devrinin
bir tanesi. |