ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - EBÜL HASAN HARKANİ (Rahmetullahi Aleyh)

Bir harama (ne güzel!) diyen, kâfir olur. (Kelam-ı kibar) 

Kabrimi derin kazın

 

Bir gün Ebül Hasan-ı Harkani’nin evine,

Kalabalık bir gurup geldi ziyaretine.

 

Bir hayli uzak yoldan gelmiş olduklarından,

Hepsi bitab düşmüştü, açlık ve yorgunluktan.

 

Lakin Ebül Hasan-ı Harkani’nin evinde,

Yemek için, tek bile ekmek yoktu o günde.

 

Halbuki misafirler, kalabalıktı hayli.

Hizmetçisi gelerek, arz edince bu hali.

 

Buyurdu: (Ekmekliğin üstüne bir örtü at.

Altından, ekmekleri çıkar al, bakma fakat.)

 

Hizmetçi (Peki) deyip, ifa etti bu emri.

Başladı çıkarmaya oradan ekmekleri.

 

Yüzden fazla misafir vardı ki evlerinde,

Ekmekler, tepe gibi yığıldı önlerinde.

 

Hizmetçi de bu işe şaşırmış olduğundan,

Meraklanıp, örtüyü kaldırıp baktı bir an.

 

Lakin söz dinlemeyip, bakınca o bir defa,

O örtünün altından, çıkmadı ekmek daha.

 

Buyurdu ki: (Sen onu kaldırmasaydın eğer,

Ta kıyamete kadar, çıkardı o ekmekler.)

 

Vefatı yaklaşınca, eyledi ki vasiyet:

(Öldüğümde, kabrimi derince kazın gayet.

 

Zira yatacağım yer, üstadım Bayezid'in,

Kabir seviyesinden, daha da olsun derin.) 

 

O kadar fazla idi üstadına hürmeti.

O gece vefat edip, yapıldı vasiyeti.

 

Ebül Hasan Harkani, verilince toprağa,

Ne hikmetse o gece, çok kar yağdı oraya.

 

Ertesi gün insanlar, geldiler ziyarete.

Ve lakin çok şaşırıp, düştüler bir hayrete.

 

Zira hiç mezar taşı yok iken kabirde dün,

Başında, koca bir taş dururdu ertesi gün.

 

Sorup araştırırken kimin getirdiğini,

Gördüler bir arslanın, karda ayak izini.

 

Hak teâlâ indinde kıymeti büyüktü pek.

Yaydığı nur ve feyiz, ulaştı bu güne dek.

 

İnsanlar, akın akın gelip ziyaretine,

Dua ederlerdi hep, bu zatın hürmetine.

 

Dediler ki: (Dünyada, en kıymetli şey nedir?)

Buyurdu ki: (Allah'ı unutmayan bir kalptir.)

 

Kalp kırmak hakkında da, buyurdu ki: (Bir kimse,

Bir gün, akşama kadar kimseyi üzmez ise,

 

Sanki o kul, o günü, Resulle geçirmiştir.

O günkü taatinden, alır sevap ve ecir.

 

Bir mümini kırar da, verirse bir ızdırap,

O günkü taatinden, kazanmaz hiç bir sevap.

 

Allah rızası için, bir mümin kardeşini,

Ziyaret eder ise, alır yüz hac ecrini.

 

Ve hatta bu niyetle, gitse bir ahbabına,

Kavuşur yüzbin altın sadaka sevabına.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan