|
15 - EBÜL HASAN HARKANİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Beni anın!
Hazret-i Bayezidin, en
baş talebesiydi.
O zamanda yaşıyan
veliler incisiydi.
Uzun boylu ve güzel,
alnı geniş idi hem.
İri gözlü ve kumral bir
zat idi mükerrem.
Bir gün bazı kimseler,
çıkarken bir sefere,
Birini gönderdiler
hazret-i Harkaniye.
Gelip dedi: (Efendim,
çok korkulu bu yollar.
Bir dua öğretin de,
kurtulsun okuyanlar.)
Buyurdu:
(Hatırlayın o an Ebül
Hasen'i.
Kurtarır Hak teâlâ hem
onları, hem seni.)
Gelip haber verince,
dediler: (Nasıl olur?
Onu hatırlamakla, insan
nasıl kurtulur?)
Az sonra eşkıyalar,
kestiler yollarını.
Biri hariç, hepsinin
aldılar mallarını.
O kurtulan kişiye, gelip
şöyle sordular:
(Niçin senin malına,
bunlar dokunmadılar?)
Dedi: (Ebül Hasen'i
getirdim hatırıma.
Onun için bir zarar
gelmedi mallarıma.)
Daha sonra toplanıp, hep
geriye geldiler.
Hazret-i Harkaniye
durumu arz ettiler.
Dediler ki: (Efendim,
hepimiz Allah! dedik.
Ve lakin malımızın
tamamını kaybettik.
İçimizde sadece sizi
andı bu kişi.
Kurtuldu onun malı,
anlamadık bu işi.)
Buyurdu: (Hak teâlâ,
günahkâr bir ağızla,
Yapılan duaları,
müstecab kılmaz asla.
Siz, günahkâr ağızla,
Allah'a yalvardınız.
Kabul olunmayınca, ziyan
oldu malınız.
Bu ise, beni anıp bir
yardım isteyince,
Rabbime, onun için dua
ettim hemence.
Günahsız ağız ile
yaptığımdan duayı,
Hak teâlâ da ondan def
etti bu belayı.)
Bir günkü sohbetinde
buyurdu: Ey insanlar!
Günah işlemeyin ki,
ahirette hesap var.
(Ben bugün, Allah için
ne yaptım?) diye her
gün,
Kendine hesap sor ki,
azalsın günah yükün.
Zira Peygamberimiz,
buyurur ki:
(Şimdiden,
Görün hesabınızı, hesaba
çekilmeden.)
Soracak Hak teâlâ,
girince kabre yarın:
(Nasıl para kazanıp,
nerelere harcadın?
Ve nerede eskitip,
yordun bu vücudunu?)
Cevap hazırlayın ki,
soracak Allah bunu.
Hazret-i Ömer bile,
sorarmış kendine hep.
Dermiş ki: (Allah için,
ne yaptın bu gün acep?)
Bu gün, amellerini kim
yaparsa ihlasla,
Ona, mahşer gününde
üzüntü olmaz asla.) |