|
15 - EBÜL HASAN HARKANİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Kibir ve tevazu
Sultan Mahmud Gaznevi,
bir asya kıtasına,
Malik olup gelmişti,
Harkan yakınlarına.
Adamlar göndererek
hazret-i Harkaniye,
Emretti: (Rica edin,
yanıma gelsin) diye.
Ebül Hasan Harkani, bir
miktar düşünerek,
Gitmedi onlar ile, özür
beyan ederek.
Ulaşınca bu haber
Mahmud-u Gazneviye,
Dedi ki: (Biz gidelim
öyleyse o veliye.)
Geldi ve selam verdi,
biraz gururlanarak.
O, aldı selamını,
yerinden kalkmayarak.
Ayağa kalkmaması,
dikkatini çekti pek.
Düşündü ki: Bu işte, bir
hikmet olsa gerek.
Oturup, daha sonra sordu
ki şu suali:
(Nasıl bir kimse idi
Bayezid-i Bistami?)
Buyurdu: (Öyle kâmil
veliydi ki Bayezid,
Onu gören, imana
kavuşurdu tez vakit.)
O, itiraz ederek, dedi:
(Ya Ebel Hasen!
Bunu nasıl söylersin
Bayezid hakkında sen?
Zira Resulullah'ı, o
Kureyş kâfirleri,
Bir kez değil, binlerce
görmüşlerdi her biri.
Bahusus Ebu Cehil ve hem
de Ebu Leheb,
Allah'ın Resulünü, her
gün görürlerdi hep.
Onlar eremedi de imana,
hidayete,
Bayezid'i
gören mi erecek bu
devlete?)
Buyurdu: (Öyle ama,
onlar gibi çok ahmak,
Onu göremediler bir
Peygamber olarak.
Çünkü anlamadılar
Peygamber olduğunu.
Onlar, görmüş oldular,
Abdullahın oğlunu.
Yalnız dışa baktılar,
maddeye saplandılar.
O gözle bakınca da,
malesef aldandılar.
Sıddık-ı
ekber gibi, onlar da,
inanarak,
Eğer görseler idi Onu
Resul olarak,
Onlar da, onun gibi
küfürden kurtulurdu.
Ona iman ederek,
hidayeti bulurdu.)
Bu sözleri, dikkatle
dinleyen Sultan Mahmud,
Gönülden kabul edip,
sevindi, oldu hoşnud.
Ve bir kese altını
ettiyse de hediye,
O, hiç kabul etmedi
(İhtiyacım yok) diye.
Dedi ki: (Öyle ise, bir
hatıra ver bana.)
Mübarek hırkasını
çıkarıp verdi ona.
İzin alıp giderken
Sultan Mahmud Gaznevi,
Kalkarak uğurladı bu
sefer kendileri.
Sultan dedi: (Az önce,
geldiğimde buraya,
İltifat etmediniz,
kalkmadınız ayağa.
Şimdi ise ayakta, ilgi
gösterirsiniz.
Bunun hikmetini de,
lütfen söyler misiniz?)
Buyurdu ki: (Az evvel,
bir gururla gelmiştin.
Ve beni imtihana
tevessül eylemiştin.
Şimdi, attın o kibri,
büründün dervişliğe.
Ayağa kalkmamızın,
sebebi budur işte.)
|