ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - EBÜL HASAN HARKANİ (Rahmetullahi Aleyh)

Yük çekmeli

 

İnsanları hak yola çağıran bir evliya.

Harkan kasabasında teşrif etti dünyaya.

 

Uzun boylu, heybetli, yüzü nurlu ve beyaz.

Gözleri iri olup, kumraldı hem de biraz.

 

Tam hazret-i Ömeri andırırdı eşkali.

Sünnet-i seniyyeye muvafıktı her hali.

 

Bayezid Bistami’nin, senelerle kabrine,

Giderek, o menbadan çok nur aktı kalbine.

 

Her gidişte, Kur'anı, bir defa hatmederdi.

Ziyareti bitince, pek çok dua ederdi.

 

Resulullah'tan gelen o nurlar, aynen yine,

Bayezid’in kalbinden, aktı onun kalbine.

 

O henüz doğmamışken, duyulmamışken adı,

Onun geleceğini, haber verdi üstadı.

 

Şöyle ki, Bayezid-i Bistami hazretleri,

Ziyarete giderdi her sene şehidleri.

 

Kum tepe mevkiinde idi ki bu kabristan,

Giderken, geçerlerdi Harkan kasabasından.

 

Bu yerin havasını, koklardı derin derin.

Garibine giderdi, bu hal talebelerin.

 

Bir sefer sordular ki: (Efendim, ne ki sebep,

Bu yerin havasını koklarsınız böyle hep?

 

Bizler hiç duymuyoruz bir şeyin kokusunu.

Bu nasıl bir koku ki, alırsınız siz onu?)

 

Buyurdu ki: (Bu yerden, bana, öyle birinin,

Kokusu geliyor ki, Kutbu olur devrinin.

 

Adı Ali olur ve Ebül Hasan künyesi.

O, kendi zamanının olur hem bir tanesi.)

 

Ebül Hasan, dünyaya henüz teşrif etmeden,

Üstadı, bu şekilde haber verdi önceden.

 

Dünyaya yayılmışken onun şanı ve ünü,

Bilmiyordu zevcesi, lakin üstünlüğünü.

 

Hakaretler ederek, üzerdi de, o yine,

Devamlı sabrederdi, onun bu hallerine.

 

İbni Sina işitip bir gün Ebül Hasen’i,

Harkan'a, ziyarete gelmişti kendisini.

 

Evini öğrenerek, kapıyı çaldı hemen.

Zevcesine sordu ki: (Nerdedir Ebül Hasen?)

 

Dedi: (Gitti ormana, odun alıp gelecek.

Başka adam yok muydu, ziyaret eyleyecek?)

 

Daha münasebetsiz sözler de sarf edince,

İbni Sina şaşırıp, hayret etti bir nice.

 

Oradan ayrılarak, gidiyorken ormana,

Daha çok hayret ile rastladı birden ona.

 

Odunu, bir arslana yüklemiş geliyordu.

Onu böyle görünce, (Bu ne hal?) diye sordu.

 

Buyurdu ki: (Evimde, biraz önce gördüğün,

Bela ve sıkıntıyı çekerim hemen her gün.

 

Ben o bela yükünü taşırım evde öyle.

Bu da, benim yükümü taşıyor işte böyle.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan