|
14 - EBÜL HASEN BÜŞENCİ
(Rahmetullahi Aleyh)
İyi insan nasıldır?
Ebül Hasen Büşenci,
Horasanlı bir veli.
İlmiyle, insanlara oldu
çok faideli.
Dediler ki: (Efendim,
tasavvuf ne demektir?)
Buyurdu: (İnsanlara,
eziyet etmemektir.
Ve lakin bu zamanda, adı
var tasavvufun.
Hakikatini ise, bilen
yok asla bunun.)
Dediler: (İyi insan, ne
haliyle bellidir?)
Buyurdu ki: (O kimse,
evvela edeplidir.
Hal ve hareketinde,
uzaktır gösterişten.
Kaçınır, ahirete
yaramayan her işten.
Bilir ki, Hak teâlâ
görüyor kendisini.
Haram ve günahlardan,
sakındırır nefsini.
Bilir ki, her işini
kaydediyor melekler.
Hep hayırlı işleri
yapmaya gayret eder.)
Biri dua istedi, gelip
Ebül Hasenden.
Buyurdu: (Hak teâlâ,
korusun seni senden.)
O buna şaşırınca,
buyurdu ki: (Bak evlat.
En azılı düşmanın
nefsindir senin bizzat.
Dünyada, ondan ahmak bir
varlık yoktur daha.
Gayesi, seni isyan
ettirmektir Allah'a.)
Bir kimse de sordu ki:
(Ne demektir tevekkül?)
Buyurdu ki: (Allah'tan
gayriye verme gönül.
Hak teâlâ kefildir senin
dahi rızkına.
Güvenme bunun için,
Rabbinden gayrısına.)
Bir gün de, bu veli zat,
bir yolda yürüyordu.
Bir genç gelip arkadan,
ona bir tokat vurdu.
Lakin tanımıyordu onun
kim olduğunu.
Muziplik olsun diye
yapmıştı o genç bunu.
Görenler, derhal gidip
onu ikaz ettiler.
(O, evliya bir zattır,
sen ne yaptın?) dediler.
Genç bunu öğrenince,
üzülüp döndü geri.
Dedi: (Özür dilerim,
tanımadım sizleri.)
Buyurdu ki: (Evladım,
sen üzülme, ol rahat.
Zira senden gelmedi bu
fakire o tokat.
Asla hata yapmayan bir
makam var ki oğlum,
Bu bize, o makamdan
ulaştı, biliyorum.
O ise Allahtır ki,
Onundur güç ve kuvvet.
O irade etmezse, bir şey
etmez hareket.
Senin, benim, herkesin
yapacağı fiiller,
O irade ederse, zuhur
edebilirler.
Eğer O istemezse bir
şeyin vukuunu,
Bütün dünya birleşse,
yapamaz yine onu.
Senin de, biraz önce
yaptığın o hareket,
Onun dilemesiyle vücuda
geldi elbet.
Demek bir kusurumuz
olmuş ki Rabbimize,
Senin vasıtan ile, bu
ikaz geldi bize.) |