|
13 - SEYYİDET NEFİSE
(Rahmetullahi Aleyha)
Kartal ve bohça
Seyyidet
Nefise ki, bir evliya
hatundur.
Aliyyül
Mürteza'nın dördüncü
torunudur.
O devirde, bir kadın
vardı fakir, ihtiyar.
Dört kızıyla, bir evde
otururlardı bunlar.
Bu kızlar, hafta boyu
iplik eğirirlerdi.
Anneleri, pazarda satıp
geçinirlerdi.
Yine bir gün bu hatun,
ipleri aldı evden.
Satmak için, çarşıya
giderken sabah erken,
Bohçası da başında,
gidiyorken pazara,
Bir kartal, onu kapıp
kaçırdı uzaklara.
Bütün sermayeleri, o
bohçadaydı zaten.
Bayılıp düştü yere,
kadın üzüntüsünden.
Kendine geldiğinde,
gördü ki çok insanlar,
Etrafına toplanmış,
soruyor: (N'oldu, ne
var?)
Anlattı hadiseyi,
dediler ki: (Ey hatun!
Ne için üzülürsün, ne
kıymeti var bunun?)
Dedi: (Onu satarak
geçinirdik hepimiz.
Onu da kuş kaçırdı, ne
yaparız şimdi biz?)
Dediler ki: (Ey hatun,
bak, Seyyidet Nefise,
Vardır ki, git derdini
ona söyle ne ise.
Rica et, dua etsin o
sana bu iş için.
Onun duası ile, hallolur
elbet işin.)
O hatun geldi hemen
Seyyidet Nefiseye.
Yalvarıp rica etti:
(Bana dua et) diye.
Buyurdu ki: (Ey hatun,
edeyim peki ala.
Elbette ki her şeye
kadirdir Hak teâlâ.
Her mahlukun rızkına
kefildir cenab-ı Hak.
Sen rızkı hiç düşünme,
O, gönderir muhakkak.
Sen şimdi müsterih ol,
rahatça evine git.
O, rezzak-ı âlemdir,
Ondan hiç kesme ümit.)
Az sonra, birileri
gelerek Seyyideye,
Dediler: (Üç gün önce,
binmiştik bir gemiye.
Ve lakin su almaya
başlayınca gemimiz,
Batma tehlikesiyle
karşılaştık hepimiz.
Sizi vesile edip, dua
ettik Allah'a.
Çok şükür, bu duamız
bitmemişti ki daha,
Bir kartal, hızla indi
geminin üzerine.
Ağzındaki bohçayı,
bırakıp gitti yine.
Onu açıp gördük ki,
iplik dolu hep içi,
O iplerle bağlayıp,
hallettik hemen işi.
Duanızla kurtulduk, hamd
olsun Rabbimize.
Şu beşyüz dirhem dahi,
hibedir bizden size.)
Gözleri yaşararak aldı
onu eline.
O ihtiyar hatunu, davet
etti evine.
Gelince, kendisine
buyurdu ki: (Ey hatun!
O ipleri pazarda, sen
kaça satıyordun?)
(Yirmi dirhem) deyince,
buyurdu ki: (Pekala,
Bak, sana daha fazla
gönderdi Hak teâlâ.
O Allah ki, kefildir
rızkına mahlukatın.
Rızık
için, boş yere, kendini
üzme sakın.) |