|
04 - EBU ALİ DEKKAK
(Rahmetullahi Aleyh)
Kalp hastalığı
Ebu
Ali Dekkak ki, evliya-yı
kiramdan.
Aşk-ı ilahi ile, yanardı
kalbi her an.
Bir tüccar talebesi var
idi ki bu zatın,
Bu kişi, her nasılsa
hastalandı ansızın.
Hocası, ziyarete gitti
bu talebeye.
Ve ona sual etti:
(Hastalığın ne?) diye.
Dedi ki: (Teheccüde
kalktığım sırada ben,
Abdest hazırlığına
başlıyordum ki, birden,
Duydum önce belimde,
kuvvetli bir hararet.
Sonra bir ağrıdı ki,
şiddeti çoktu gayet.)
Buyurdu ki: (Evladım,
kalbin hastalığını,
Henüz iyi etmeden, bırak
başka ağrını.
Nitekim hasta ise,
insanın kalbi eğer,
Diğer hastalıklara
verilir mi hiç değer?
Kalbin hastalığı da,
dünyaya muhabbettir.
Kalpte bu sevgi varsa, o
kalp hasta demektir.
Tek ilacı şudur ki, kalp
hastalığının da,
Allah adamlarının,
bulunmaktır yanında.
Yani hep iyilerle
birlikte bulunmaktır.
Kalbi hasta olmayan
kimselerle olmaktır.)
Bu zat, bir müddet sonra
teslim etti ruhunu.
Sevdiklerinden biri,
rüyada gördü onu.
Baktı ki, üzüntülü ve
devam üzre ağlar.
Dünyaya geri dönmek
isteyen bir hali var.
Sordu ki: (Ey efendim,
ne için ağlarsınız?
Dünyaya dönmeyi mi yoksa
arzularsınız?)
Buyurdu ki: (İsterim
dünyaya geri dönmek.
Lakin değil niyetim,
konuşup nutuk vermek.
Elime, bastonumu alırım
bu gidişte,
Yalnız bir iş yaparım,
uğraşmam başka işle.
Ayağıma giyerim,
demirden ayakkabı.
Gezerim usanmadan,
dünyayı kapı kapı.
Derim ki:
(Ey insanlar, ölüm var,
ahiret var!
Gafletle yaşamayın,
Cehennem var, azap var.
Sonu pişmanlık olan
işlerden kaçınınız.
Hesap var ahirette, iyi
hazırlanınız.)
Bir gün de, zengin biri,
bu velinin yanına,
Gelip, arz eyledi ki:
(Nasihat edin bana.)
Buyurdu ki: (Kardeşim,
zenginlik mühim değil.
Zira bu, zannetme ki
saadete erdirir.
Mühim olan, parayı
nereden kazandınız?
Ve onu, nerelere ve
nasıl harcadınız?
Helalden kazanmayan, bin
defa hacca gitse,
Yine de, Cehenneme duçar
olur o kimse.
Ve kılsa da o kişi, bin
rekat günde namaz,
Yine de, Cehennemden
kendini kurtaramaz.
Zira eğer haramla
beslenirse bir beden,
Hiç sevap kazanamaz,
yaptığı ibadetten.
Farz borcu ödense de,
verilmez asla sevap.
Hatta tövbe etmezse,
çeker acı ve azap.) |