ŞİİRLERLE MENKIBELER

HORASAN EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

37 - ABDÜLKADİR-İ GEYLANİ         (Rahmetullahi Aleyh)    

Yetiş ya Gavs-ı a’zam!

 

Bu zatı sevenlerden, ilim ehli bir kimse,

Bir yere gidiyordu, bazı talebesiyle.

 

Birden gördü önünde, simsiyah bir yılanı.

Bastonuyla vurunca, öldü ve aktı kanı.

 

Onun vurması ile, ölür ölmez o yılan,

Âlimin etrafını, sardı siyah bir duman.

 

Az sonra, açılınca, bakıp talebeleri,

Onu göremeyince, merak etti her biri.

 

Tam bir saat geçince, baktı ki sonra onlar,

Geliyor hocaları, gidip karşıladılar.

 

Üstünde, çok kıymetli var idi bir elbise.

Dediler: (Merak ettik, ne oldu böyle size?)

 

Dedi ki: Öldürdüğüm o yılan, cinmiş meğer.

Beni tutup, denizin dibine indirdiler.

 

Padişahları varmış, o denizin dibinde.

Ve onun huzuruna çıkardılar beni de.

 

Baktım, taht üzerinde, heybetle duruyordu.

Ve kınından sıyrılmış, bir kılıç tutuyordu.

 

Kan içinde bir ölü yatardı yerde ise.

Cinler padişahının oğlu imiş meğerse.

 

Beni, adamlarına eliyle göstererek,

Bütün hiddeti ile, sordu, (Bu kim?) diyerek.

 

(Bu gencin katilidir) deyince kendisine,

Padişah, öfke kattı önceki öfkesine.

 

Bana bakıp dedi ki: (Suçu neydi bu gencin?

Bunu sen öldürmüşsün, söyle bana, ne için?)

 

Bu itham karşısında, hemen ettim itiraz.

(Onu ben öldürmedim) diyerek eyledim arz.

 

Dediler ki: (Efendim, bakın, kanlı bastonu.

Katil, bu adamdır ki, öldürün siz de onu.)

 

Dedim ki: (Bir yılanı öldürmüştüm bu gündüz.

O yılanın kanıdır, sizin o gördüğünüz.)

 

Dedi: (Benim oğlumdur, senin yılan dediğin.

Sen dahi öleceksin, cezanı çekmen için.)

 

Kadıya emretti ki: (Suçunu etti ikrar.

Sen dahi, bu kişinin ölümüne ver karar.)

 

Kadı verdi kararı, tasdik etti müftü hem.

Artık an meselesi olmuştu öldürülmem.

 

Yapacak bir şey yoktu, düşündüm ki o saat:

Hemen Gavs-ül a’zamdan istiyeyim bir imdat.

 

Tam öldürecekti ki kılıcıyla o beni,

Dedim: (Ey Gavs-ül a’zam Abdülkadir Geylani!)

 

O anda, nurlu biri içeri girdi nagah.

Dedi ki: (Bu insanı öldürme ey padişah!

 

Çünkü Gavs-ül a’zamın bir yakınıdır bu zat.

Nasıl verebildiniz katline bunun ruhsat?)

 

Gavs-ül a’zam ismini duyar duymaz padişah,

Kılıcını atarak, dedi ki: (Aman, eyvah!

 

Ne için daha önce tanıtmadın kendini?

Onun hatırı için, affettim ben de seni.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan