|
28
- MARUF-İ KERHİ (Rahmetullahi
Aleyh)
Tasavvufun tarifi
Maruf hazretlerine bir gün geldi
bir kimse.
Dedi: (Bir sualim var, benim
hazretinize.
Allah'ın sevgisine, nasıl olur
kavuşmak?
Siz izah edersiniz en güzel bunu
ancak.)
Hiç bir şey buyurmayıp o sual
sahibine,
Götürdü padişahın kapısının
önüne.
Gördüler ki, kapıda durur sadık
birisi.
Sakattı hem de onun ayağının
ikisi.
O kapıda, yılmadan, yıllarca
duruyordu.
Oradan başka yere asla
ayrılmıyordu.
Zira yoktu gidecek bir kapı ona
göre.
O, bütün varlığıyle bağlanmıştı o
yere.
Buyurdu ki: (Ey kişi, işte böyle
olursan,
Allah'ın sevgisine kavuşursun o
zaman.)
Yine o, tasavvufun yaptı şu
tarifini:
(Allah'tan başkasından kesmektir
ümidini.
Sırf Allah'a sığınır, güvenirse
bir insan,
Onun yardımı ile, her işi olur
asan.)
Biri dahi gelerek, sordu Maruf
Kerhi'ye:
(Kalpten dünya sevgisi, ne yolla
çıkar?) diye.
Buyurdu ki: (Kalbinde, bu dünyaya
muhabbet,
Olmayan kimselerle, oturup eyle
sohbet.
Öyle fayda olur ki onların
sohbetinden,
Kolayca kurtulursun, dünya
muhabbetinden.)
Biri dahi sordu ki: (Nasıl olsun
ki halim,
Taş gibi katı iken, yumuşasın şu
kalbim?)
Buyurdu ki: (Ölümü hiç çıkarma
yadından.
Zira odur insanı gafletten
uyandıran.)
Diclenin kenarında, bir gün
oturuyordu.
O sırada ilerde, bir kayık peyda
oldu.
İçinde bir kaç kişi, gelmişler
bir araya,
İçki içip, taşkınca yaparlardı
yaygara.
Yanında talebeler, üzüldüler bir
hayli.
Dediler: (Ne iğrençtir şu
kimselerin hali.
Beddua ediniz de, boğulsunlar şu
suda.
Onların zararından, kurtulsun
başkası da.)
Maruf-i Kerhi ise, onlara (Peki)
deyip,
Şöyle dua eyledi çok merhamet
eyleyip:
(Nasıl neşelilerse şu kullar ya
ilahi!
Bozma neşelerini öldükten sonra
dahi.)
Böyle dua edince, şaşırdı
talebeler.
Hikmeti vardır deyip, sonunu
beklediler.
Kayıktaki insanlar, Maruf
hazretlerini,
Ta uzaktan görünce, kestiler
seslerini.
Döktüler şarapları, hem kırdılar
sazları.
Titremeye başladı hepsinin
a’zaları.
Kıyıya yanaşınca, huzuruna
geldiler.
Ellerini öperek, çok özür
dilediler.
Dediler: (Tövbe ettik yaptığımız
günaha.
Dua edin, bu işi yapmayalım bir
daha.)
|