|
27
- MALİK BİN DİNAR (Rahmetullahi
Aleyh)
Halini gizlerdi
Gençliğinde, uygunsuz hali vardı
bir zaman.
Sonradan tövbe edip, oldu halis
müslüman.
Ve Hasan-ı Basri’den, bütün
ilmihalini,
Öğrenip, buna göre düzeltti her
halini.
Hak teâlâ indinde duası makbul
olan,
Veliler arasına girdi daha
sonradan.
Fakat o, bu halini gizlerdi
ekseriya.
Bilmezdi herkes onu, böyle yüksek
evliya.
Bir yere gitmek için, bindi
birgün gemiye.
Hemen geldi gemici (Ücretini
ver!) diye.
Üzerinde, o miktar parası yoktu
fakat.
Bu sebeple gemici, attı ona bir
tokat.
Hatta adamlarını çağırtarak o
yere,
Bayıltıncaya kadar dövdüler uzun
süre.
Sonra da dediler ki: (Biz asla
anlamayız.
Eğer para vermezsen, seni suya
atarız.)
O, cevap vermeyince, kol ve
bacaklarından,
Kaldırıp, tam denize atacakları
zaman,
Gördüler ki, denizde ne kadar
varsa balık,
Herbiri, su üstüne çıkmışlar o
aralık.
Hem de ağızlarında birer (altın
lira) var.
Onlar bunu görünce, şaşıp dona
kaldılar.
Anladılar bu zatın bir veli
olduğunu.
Tam suya atacakken, koydular yere
onu.
O, hemen balıklardan (iki altın)
alarak,
Verdi o gemiciye, kalbi kırık
olarak.
Gemici yalvardı ki: (Affeyle
lütfen bizi.
Bilmemiştik önceden sizin
kıymetinizi.)
Yine cevap vermeyip, çıktı hemen
gemiden.
Su üstünden yürüyüp, kayboldu göz
önünden.
Derdi: (Nasıl yağmurla can
gelirse yerlere,
Kur'an okumakla da, nur dolar
gönüllere.
Şu iki şey vardır ki, çok büyük
bir nimettir.
Fırsatını buldukça, kaçırmamak
gerektir.
Allah adamlarının sohbetinde
bulunmak.
Gece, herkes uyurken, kalkarak
namaz kılmak.
İki şey de vardır ki, bedbahtlık
sebebidir.
Elden geldiği kadar kaçınmak
lazım gelir.
Kalbin katı olması, gözün
yaşarmaması.
Ve kalbin bu dünyaya çok sıkı
bağlanması.)
Bir gün, Basra valisi görünce
kendisini,
Dedi: (Şu hasletindir yükselten
böyle seni.
Dünyaya, zerre kadar bir kıymet
vermiyorsun.
Bizim gibi kullardan, bir şey
beklemiyorsun.)
Buyurdu ki: (Bir kişi, dünyaya
düşkün ise,
Gelmesin böyleleri bizim
sohbetimize.
Kim, gönlünü dünyaya kaptırırsa
eğer ki,
Kalbinde perde vardır o kulun
elbette ki.
Kim, lüzumsuz şeylerle uğraşır
ise şayet,
Geçinmesi zorlaşır, kalbini basar
kasvet)
|