|
27
- MALİK BİN DİNAR (Rahmetullahi
Aleyh)
Evliyayı üzenin hali
Allah adamlarından olan bu
mübarek zat,
Yediyüzkırksekiz’de, Basra'da
etti vefat.
Bir gün çok hasta olup, halsiz
düşmüştü, ancak,
Yok idi bir kimsesi, kendisine
bakacak.
Çıkması lazım idi, o gün hem de
çarşıya.
Ki, alsın kendisine lüzumlu bazı
eşya.
O sırada şehirde, devlet
adamlarından,
Makam sahibi biri geçiyordu
oradan.
Halk kenara çekilip, ona yol
veriyordu.
Malik ise, o yolda ortadan
gidiyordu.
Bekçiler onu görüp, ettiler hemen
ikaz:
Dediler: (Yana çekil, kenardan
yürü biraz.)
Bunu duydu ise de, mecalsizdi o
ara.
Hemen çekilemedi bu sebeple
kenara.
Bekçilerden birisi, ona gelip,
hınç ile,
Tuttu ve itiverdi, vurarak kamçı
ile.
Ertesi gün o bekçi, bir hırsızlık
yaparak,
Kesildi vuran eli, derhal ceza
olarak.
Bir Allah adamının kalbini
kırdığından,
Çarpıldı bir cezaya, geçmeden
fazla zaman.
Bu velinin yanına gelse idi bir
köpek,
Onu hiç kovalamaz, ilişmezdi ona
pek.
Derdi ki: (Ey insanlar, evet bu,
bir hayvandır.
Lakin kötü arkadaş, bundan daha
fenadır.
Bir insan ki, gider de iyilerin
yanına,
Yine ibret almazsa, çok yazık
olur ona.)
Şu hadis-i şerifi eyledi ki
rivayet:
(Hakiki müminlerde olmaz şu
iki haslet.
Bunlardan birincisi, kötü huy
ve ahlaktır.
İkincisi bahillik, yani cimri
olmaktır.)
Hikmetlerin başıdır Allah'tan
fazla korkmak.
Amellerin başıdır, günahtan çok
sakınmak.
Kim evlenme teklifi yaparsa dünya
ile,
İster karşılığında, dinini
tamamiyle.
Buyurdu: (Gittim bir gün, hasta
ziyaretine.
Gördüm ki hasta gelmiş, tam da
ölüm haline.
Telkin etmek istedim ona (Allah)
demeyi.
Lakin diyemiyordu asla bu
kelimeyi.
Hayli uğraştımsa da ben bunu
söyletmeye,
Baktım, dili dönmüyor onun
(Allah) demeye.
Ben (Allah de!) dedikçe, o, sayı
sayıyordu.
Yine de bir kerecik Allah
diyemiyordu.
Bir ara bana bakıp, dedi ki: (Ey
üstadım!
Önümde ateşten bir dağ var ki,
aciz kaldım.
Ben, Allah kelamını tam alırken
dilime,
O dağ hücum ediyor şiddetle
üzerime.)
Sordum ki: (Bu, ne ile iştigal
ediyordu?)
Dediler: (Parasını faize
veriyordu.
Ayrıca ticaretle uğraşıyordu,
fakat,
Ölçü ve tartısına etmiyordu hiç
dikkat.)
|