|
25
- HASAN-I BASRİ (Rahmetullahi
Aleyh)
Dünya, üç gündür
Bir genç Hasan Basri’ye gelerek
bir gün bizzat,
Dedi: (Eder misiniz bana biraz
nasihat?)
Buyurdu ki: (Evladım, sen
Rabbinin emrini,
Aziz tut ki, O dahi aziz tutsun
hep seni.
Çok korkunç tehlikeler vardır ki
önünde hem.
Ölüm, kabir ve mahşer, mizan,
sırat, cehennem.
Bunlar, senin önüne gelir elbet
peş peşe.
Yarın ya kurtulursun, ya girersin
ateşe.
Akıllı kul şudur ki, hesap günü
gelmeden,
O, kendi hesabını bir bir görür
önceden.)
Bir gün Hasan-ı Basri, bir gurup
genci gördü.
Birisi, kahkahayla pek fazla
gülüyordu.
Böyle aşırı gülen o genci
çağırarak,
Buyurdu ki: (Evladım, bir şeyi
ettim merak.
Bu kadar çok gülmenden, düştüm
büyük hayrete.
Yoksa iman ile mi gittin sen
ahirete?)
O genç (Hayır) deyince, sordu ki
o zaman da:
(Yoksa ağır mı geldi, sevapların
mizan’da?)
Yine (Hayır) deyince, buyurdu ki:
(Yoksa sen,
Sırat köprüsünü mü geçebildin
salimen?)
Yine (Hayır) deyince, buyurdu ki:
(Evladım!
O halde bu kahkaha nedendir,
anlamadım?
Bir insanın önünde varken bu
tehlikeler,
Nasıl böyle sevinir, nasıl böyle
çok güler?)
O genç bunu duyunca, hiç gülmedi
bir daha.
O günden tövbe edip, tam yöneldi
Allah'a.
Nasihat istemişti biri de
kendisinden.
Buyurdu: (Ahirete hazırlık yap
şimdiden.
Sağlamlar hasta olur, gençler
olur ihtiyar.
Ve ecel, her kişiyi bir gün gelip
yakalar.
Günahın karşılığı, ateş olur o
günde.
Öyleyse iyi sakın bir günah
gördüğünde.
Bir yılanı, ateşte yanarken
görsen şayet,
Üzülür, kurtarmaya edersin sa'y-ü
gayret.
Bunu görmeye bile, dayanmazken
yüreğin,
Sen, kendini ateşe atarsın, yok
haberin.
Dünya üç gün gibidir, dün, bugün,
bir de yarın.
Dün gitti, geri gelmez, bu senin
büyük kaybın.
Yarın henüz gelmedi, belki de
gelmeyecek.
Zira yarın gelmeden, belki ecel
gelecek.
Öyle ise gün bugün ve saat bu
saattır.
Bulunduğun gün ve an, sana büyük
fırsattır.
Dostunun çokluğuna güvenme bu gün
sakın.
Zira sen öldüğünde, hep yalnız
kalacaksın.
Kabre yalnız girersin ve yalnız
dirilirsin.
Münker ile Nekir'e, yalnız cevap
verirsin.
Hesap ve Mizanda da, yalnız
olursun yine.
Ve sen yalnız çıkarsın Sırat'ın
üzerine.
Tek şey var bu yerlerde sana
yoldaş olacak.
İhlas ile yaptığın işlerdir o da
ancak.)
|