|
25
- HASAN-I BASRİ (Rahmetullahi
Aleyh)
İnsanlar uykudadır
Ömer bin Abdülaziz, bir gün Hasan
Basri’ye,
Mektup yazdı, Bana bir nasihat
eyle diye.
Buyurdu ki: (Ya Ömer, bu dünya
bir hayaldir.
Ona gönül kaptırmak, kul için
fena haldir.
İnsanlar uykudadır, ölünce
uyanırlar.
Bu gün bilmeseler de, yarın iyi
anlarlar.
Kimi sevindirirse bu dünya bir
işinde,
Üzücü bir şey vardır mutlak
neticesinde.
Bu dünyada sevinen, aldanmıştır
muhakkak.
Bu gün iyi görünen, fenadır yarın
mutlak.
Bu dünyada, nimetle bela bir
aradadır.
Bu gün biraz sevinsen, yarın bir
hüzün vardır.
Karşına ne gelecek, bilinmez
aşikâre.
Ki, insan ona göre alsın tedbir
ve çare.
Arzuları yalancı, emelleriyse
boştur.
İyilikleri keder, güzelliği
nahoştur.
Rahatlık ve musibet zamanında da
insan,
Bir çok tehlikelerle karşılaşır
çok zaman.
İndallah zerre kadar kıymeti yok
dünyanın.
Bu gün bilinmese de, bilinir
elbet yarın.
İsa aleyhisselam şöyle
buyurmuşlardır:
(Bineğim ayaklarım, katığımsa
açlıktır.
Abam yün, ışığım ay, suyum
nehir ve ırmak.
Dünyada benden zengin bir
kimse yok muhakkak.)
Yine bir başkasına buyurdu ki bir
zaman:
(Yalnız halis amelle kurtulur
yarın insan.
Cennet de, bir insanın, ederek
halis niyet,
Yaptığı amellerin mükafatıdır
elbet.
Dışın, içe uyması lazımdır ki
muhakkak,
Eğer böyle olmazsa, olur o dinde
nifak.)
Bir gün de buyurdu ki: (Merak
edersen eğer,
Ki, dünya, senden sonra nasıl bir
hale girer?
İlk ölenlerden sonra, nasıl
olduğuna bak.
Zira senden sonra da, öyle olur
muhakkak.
Tövbenin, şartlarına uygun olması
için,
Halis pişman olması lazım gelir
kişinin.
Ve sadece dil ile kabul olmaz
istiğfar.
Bırakmış olmalıdır günahı da
a’zalar.
Bir tövbe, şartlarına uygun
olmazsa eğer,
O da, başka tövbeye muhtaç olur
bu sefer.
Kişi, küçük yaşında başlarsa din
ilmine,
Yazı yazmak gibidir, bu, mermer
üzerine.
İlmi, ihtiyarlıkta öğreneninse
hali,
Olur su üzerine yazı yazmak
misali.
Hak teâlâyı bilen, tanıyan, Onu
sever.
Dünyayı seven ise, soğur ve
nefret eder.
Mümin, boş işler ile iştigal
etmez asla.
Baktığı ibret olur, her işi de
ihlasla.
Âlimler olmasaydı, dünyada
olmazdı tad.
Onların varlığıyla gönüller olur
abad.)
|