|
23
- HABİB-İ ACEMİ (Rahmetullahi
Aleyh)
Sabreyle biraz daha
Habib-i Acemi ki, henüz tövbe
etmeden,
Zengin olup, faizle uğraşırdı
önceden.
Fırat nehri yanında bir kulübe
yaparak,
Kendini, ibadete vermişti tam
olarak.
Öyle haz alırdı ki ibadet ve
sohbetten,
İhmal etti birkaç gün evini bu
sebepten.
Hanımı, kendisine dedi ki o
günlerde:
(Ey Habib, erzakımız kalmadı,
bitti evde.)
Hiç bir şey söylemedi o zaman
zevcesine.
O sabah çıktı evden, geldi
kulübesine.
Ve hatta, (Çalışmaya gidiyorum)
diyerek,
İbadet etti yine, sabahtan akşama
dek.
Akşam eve gelince, dedi ki
zevcesine:
(Ey hanım sen üzülme, huzur
gelsin içine.
Zira öyle bir zata ediyorum ki
hizmet,
Çok cömert, pek kerimdir, şefkati
boldur gayet.
Bu gün, hiç ayrılmadım ben Onun
hizmetinden.
Bir şey istemeye de, utandım
kereminden.
Ümit ediyorum ki, gönderecek O
fakat.
Zira hizmet edene, lütfediyor kat
be kat.
Ey hanım, biraz daha sabredersen
sen eğer,
Umarım, o kerim zat, bize dahi
lütfeder.)
Çok sevindi hanım da, bunları
işitince.
O dahi, ibadete bel bağladı
iyice.
Habib, gündüz sohbetle, gece de
ibadetle,
Geçirip, bir kaç gün de geçmişti
bu suretle.
Bir gün öğle üzeri, geldi ki
hatırına:
Akşam eve gidince, ne desin
hanımına?
Nihayet akşam oldu, yöneldi eve
yine.
Mahzun ve mahcup halde,
yaklaşırken evine,
O üzüntülü hali, kayboldu, gitti
birden.
Zira güzel kokular geliyordu
evinden.
Dikkat etti, yemek ve et
kokusuydu bunlar.
Düşündü ki: Bu işte, ilahi bir
hikmet var.
O, kapıyı çalmadan, karşıladı
zevcesi.
Gördü ki, yerindeydi hanımının
neşesi.
Dedi ki: (Ey efendi, hizmet
ettiğin o zat,
Ne kerim ve ne cömert bir zat
imiş hakikat.
Zira öğle üzeri, geldi ki
birileri,
Hepsi beyaz giyinmiş, parlıyordu
yüzleri.
Sırtlanmıştı hepsi de, erzak
yüklü çuvallar.
Undan, ta ete kadar, ne lazımsa
hepsi var.
Dediler ki: (Beyinin hizmet
ettiği o zat,
Bunları, bizim ile gönderdi size
bizzat.
Dedi ki: Arttırırsa Habib bu
hizmetini,
Biz dahi arttırırız onun bu
ücretini.)
Hakikaten ne kerim, ne cömert
zatmış meğer.
Gönderdiği bu erzak, aylarca bize
yeter.
O zatın hizmetinden sakın
ayrılmayasın.
Zira böyle kerim zat, bir daha
bulamazsın.)
|