|
23
- HABİB-İ ACEMİ (Rahmetullahi
Aleyh)
Her gece ağlıyordu
Habib-i Acemi'nin vardı bir
kulübesi.
Rabbine ibadetle geçerdi her
gecesi.
Yırtık elbisesini, bir gece
dikiyorken,
Düşürdü iğnesini, birdenbire
elinden.
Arayıp bulmak için, lazım oldu
bol ışık.
Ve lakin yoktu o an, o kadarcık
aydınlık.
Ne zaman ki elinden iğnesi düştü
yere,
Gün gibi aydınlandı kulübe birden
bire.
Hemen o, elleriyle kapatarak
yüzünü,
Allahü teâlâdan haya etti o günü.
Bir komşusu vardı ki evinin
yakınında,
O der ki: Her gün akşam, ben eve
vardığımda,
Ağlama seslerini işitirdim
komşunun.
Hep merak ederdim ki: Ne derdi
var ki onun?
Sabah uyandığımda, bakardım yine
ağlar.
Evinden sordurdum ki: (Komşunun
ne derdi var?)
Dediler ki: (Bizim bey, ölümü
düşünür hep,
Akşam der ki: Sabaha çıkar mıyım
ben acep?
Sabah olduğunda da, düşünür bunu
yine.
Der ki: Ben çıkar mıyım, bu gün
akşam vaktine?)
Kalbinde, bu dünyanın yoktu hiç
muhabbeti.
Zira o, düşünürdü sadece ahireti.
Bir gün de, biri geldi Habib-i
Acemi’ye.
(Benim, sende yüz dirhem alacağım
var) diye.
Buyurdu ki: (Ben bunu, hiç
hatırlayamadım.
Sen yarın yine gel de, çaresine
bakalım.)
Ve o gece, kılarak iki rekat bir
namaz,
Ellerini kaldırıp, eyledi şöyle
niyaz:
(Ya ilahi, bu kişi doğru diyorsa
eğer,
Bu borcu ödememde, sen bana
kolaylık ver.
Şayet borcum yok ise, yalansa bu
söz yani,
Sana havale ettim, sen bilirsin
ilahi.)
O sabah, o kişinin felç geldi
bedenine.
Habib dahi işitip, gitti
ziyaretine.
O, Habib’ i görünce, dedi ki:
(Affet beni.
Hiç yoktan nefse uydum, kırdım
senin kalbini.
Aslında yoktu benim, senden bir
alacağım.
Hak ettim bu cezayı, şimdi ne
yapacağım?
Ey Habib, sen hakkını helal et
yine bana.
Şifa vermesi için, dua et
Yaradan'a.)
Ona merhametinden, dua etti
Rabbine.
Dedi ki: (Ya ilahi, şifa ver ona
yine.)
Mübareğin ağzından çıkınca böyle
dua,
Bir şey olmamış gibi, kalktı
hemen ayağa.
Derdi ki: Ey insanlar, mahşerde,
cenab-ı Hak,
Herkes gibi, bana da soracaktır
muhakkak.
Bana derse: (Ey Habib, şu kadar
vardı ömrün.
Benim emrime göre yaşadın mı hiç
bir gün?)
Bu suale cevabım, (Evet) olmaz
elbette.
Habib, bu hali ile ne yapar
ahirette?
|