|
21
- AMİR BİN ABDULLAH (Rahmetullahi
Aleyh)
Niçin uyumazsınız?
Amir bin Abdullah ki, tabiin-i
kiramdan.
Resulullahın aşkı, yakardı onu
her an.
Namaza durduğunda, geçerdi
kendisinden.
Tamamen sıyrılırdı dünya
düşüncesinden.
Yanında, çocukları bağırıp
çağırsalar,
Bunlardan, hiç haberi olmazdı
zerre kadar.
Dediler ki: (Efendim, durunca siz
namaza,
Hiç dünya düşüncesi gelmez mi
yadınıza?)
Buyurdu ki: (Allah'ın
huzurundayım artık.
Başka bir şey düşünmek, olur mu
hiç muvafık?
Namazlarda, daima şu gelir ki
kalbime:
Nasıl cevap veririm mahşer günü
Rabbime?
Cennete mi giderim, yoksa
Cehenneme mi?
Çok zaman, bu düşünce meşgul eder
kalbimi.)
Daha çok olsun diye, ibadet
sevapları,
Her gün, gusül abdesti alırdı
sabahları.
Gündüz, oruçlu idi, kılardı gece
namaz.
Bunlardan başka bir şey, vermezdi
ona bir haz.
Ya ibadet, ya hizmet etmekti onun
işi.
Onu, boş otururken görmedi hiç
bir kişi.
Ahiret derdi ile dertlenmişti
velhasıl.
Hep ölüm ötesini düşünürdü o
asıl.
Bir kimse, kendisini gelmiş idi
görmeye.
Baktı, namaz kılıyor, başladı
beklemeye.
Selam verip dedi ki: (Safa geldin
kardeşim.
Biraz çabuk söyle ki, acildir
zira işim.)
Şaşırdı gelen kişi, arz etti ki:
(Hayırdır.
Bu kadar acil olan, ne gibi işin
vardır?)
(Ölümü bekliyorum) buyurup o
gelene,
Başka şey söylemeden, namaza
durdu yine.
Ruhunu, namazdayken vermeyi
istiyordu.
Bunun için, namazdan çıkmak
istemiyordu.
Derdi ki: (Ahireti görsem de şu
anımda,
Bir ziyadelik olmaz şimdiki
imanımda.)
Devamlı ağlamaktan, uyumazdı çok
gece.
Ölüm ve ahireti düşünürdü sadece.
Ağlamakla geçince çok gece
uyumadan,
Bu uykusuzluğunu, sordular bir
gün ondan.
Dedi ki: (Cehennemin şiddetli
harareti,
Uykumu kaçırmıştır, budur bunun
hikmeti.
Bu dehşetli sıcaklık var iken
Cehennemde,
Rahat uyuyanlara, şaşarım şimdi
ben de.)
Bir cenaze görseydi, geçerdi
kendisinden.
Ahiret hallerini düşünürdü
içinden.
Güç mü alır kolay mı, melekül
mevt ruhumu?
Girdiğimde, mezarım sıkar mı
vücudumu?
Sual meleklerine, nasıl cevap
veririm?
Sağımdan mı verilir, solumdan mı
defterim?
Hep bunları düşünüp, geçerdi
kendisinden.
Ağlayıp yaş akardı, her iki
gözlerinden.
|