|
16 - MACİD-ÜL KÜRDİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Sofra ve yemekler
O zamanda yetişen,
evliyaya tac idi.
Her bir sözü, kararmış
kalplere ilaç idi.
Bir gün, bir dostu ona,
dedi ki: (Ey efendim!
Tek başıma, nafile hacca
gitmek isterim.)
Ancak o, fakirlikten hiç
azık almamıştı.
Zira azık alacak, para
bulamamıştı.
Macid-ül Kürdi hemen,
deriden su kabını,
Bu kimseye uzatıp,
buyurdu ki: (Al bunu.
Bu, öyle bir kaptır ki,
bir çok işlere yarar.
Her neyi arzu etsen,
içi, onunla dolar.
Yani susadığında, içinde
su bulursun.
Acıkınca da içi, yemekle
dolar bunun.
Abdest ve gusül için ve
temizlik için de,
Eline aldığında, su
bulursun içinde.)
Bu kişi kabı alıp,
koyuldu hac yoluna.
Gidip gelene kadar, bu
kırba yetti ona.
Yine anlatıyor ki kendi
oğlu Süleyman:
Babamın hanesinde
bulunurdum bir zaman.
Bir ara kapımıza, geldi
bir çok fakirler.
Babamdan, yemek için,
birşeyler istediler.
Babam bana dedi ki: (Gir
şu küçük odaya.
Oradaki sofrayı, alıp
getir buraya.)
Bu söze hayret ettim,
zira bilirdim ki ben,
Hiç yemek bulunmazdı, o
odada katiyen.
Buna rağmen, itiraz
etmeyip, (Peki) dedim.
Babamın emri üzre, o
odaya yöneldim.
Baktım, bir sofra vardı,
doluydu yemeklerle.
Hem de öyle çoktu ki,
yeter bu fakirlere.
Nitekim o fakirler,
yemekleri yediler.
Allah'a şükrederek,
sonra geri gittiler.
Az sonra, otuz fakir
geldiler evimize.
Babam, aynı şekilde,
emretti bendenize.
Tekrar girdim odaya, hiç
tereddüt etmeden.
İkinci sofrayı da, alıp
getirdim hemen.
Onlar da yemekleri
yiyip, geri gittiler.
Bunlar, yüksek babamın
kerameti idiler.
Bu zat, bir sohbetinde,
şöyle etti nasihat:
(İslama hizmet için, üç
vasıf olması şart.
Evvela güler yüzlü,
tatlı dilli olmaktır.
Bu, muvaffak olmakta, en
büyük vasıtadır.
İkincisi cömertlik,
cimri hizmet edemez.
Zira o, kendisinden
gayriyi düşünemez.
Tam ihlaslı olmaktır,
hizmette üçüncü şart.
Yani beklememektir, bu
yolda bir menfaat.
Kim ki, islamiyet’i
dökerse ticarete,
Dünya ve ahirette, düşer
çok felakete.
Hizmet, vermekle olur,
almakla değil zinhar.
Sahabe, canlarını verip
şehid oldular.
Bu uğurda can vermek, en
büyük rütbe, şeref.
Din, ihlaslı olmaktır,
budur gaye ve hedef.) |