|
10 - MUHAMMED BİN SÜKA
(Rahmetullahi Aleyh)
Kıymetli iş
Muhammed bin Süka ki,
tabiin-i izamdan.
Cömertliğiyle meşhur,
islam ulemasından.
Dünyadan tam kesilip,
Rabbine yönelmişti.
Kendini, tamamiyle
ibadete vermişti.
O kadar çok ibadet
yapardı ki her zaman,
Bundan ziyadesini
yapamazdı bir insan.
(Sen yarın öleceksin)
denseydi kendisine,
Taatını arttırmak,
mümkün değildi yine.
Dediler: (Farzdan sonra,
en kıymetli iş nedir?)
Buyurdu: (Bir mümini,
sevip, sevindirmektir.)
Kendisinden nasihat
isteyen bir kimseye,
Buyurdu: (Çok konuşmak,
zarar verir herkese.
Sizden önce gelenler,
bundan uzak durdular.
Lüzumsuz konuşunca,
hemen pişman oldular.
İhtiyaç haricinde, bir
şey konuşmayınız.
Ki, yarın ahirette,
pişman olmayasınız.
Zira hergün, kiramen
katibin melekleri,
Yazar, konuştuğumuz
bütün kelimeleri.
Yarın mahşer gününde,
verilir defterimiz.
Yazılmıştır oraya, söz
ve amellerimiz.
Lüzumsuz, malayani
sözlerimiz çok ise,
Nasıl cevap veririz o
zaman Rabbimize?
Eğer azab ederse birine
cenab-ı Hak,
O kişi, o azaba
müstehaktır muhakkak.
Hak teâlâ, birine, bir
dünyalık verirse,
O da, bu dünyalığa,
kalbinden sevinirse,
Lakin ibadetinde, olunca
bir fazlalık,
Buna sevinmez ise, azaba
olur layık.
Ve yine dünyalığı,
azalsa bir kişinin,
Ve o kişi, kalbinden
üzülse bunun için.
Lakin onun dininde,
noksanlık olsa eğer,
Üzülmezse, azaba layık
olur bu sefer.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Allah dostu veliler,
Kararmış gönülleri,
temizleyiverirler.
Bu zatları tanımak, en
büyük bir rütbedir.
Bu rütbe, her makam ve
mevkiin üstündedir.
Bu şerefin yanında,
diğer makam ve mevki,
Gibi şeyler, kıymetli
değildir elbetteki.
Vardı Sahabeden de,
meslek ehli kişiler.
Lakin bahis konusu
olmazdı böyle işler.
Onlarda tek ve ortak bir
hususiyet vardı.
O da, Resulullahın
sahabisi olmaktı.
Zira hazret-i Ömer,
buyurur ki bu babta:
(Bizler şeref kazandık,
asıl eshap olmakta.)
Bizler Resulullahı,
gerçi görmedikse de,
Onun varisi olan veliler
var her yerde.
O gün, Resulullahın
kalbinden çıkan nurlar,
Bu gün, o büyüklerin
kalbinden yayılırlar.
Böyle büyük zatları,
sevmek ve tâbi olmak,
Kolay ele geçmeyen, bir
nimettir muhakkak.) |