|
01 - ABDÜLVAHİD BİN
ZİYAD
(Rahmetullahi Aleyh)
Hakiki mümin
Abdülvahid bin Ziyad,
tebe-i tabiinden.
Basra denen beldede
yetişen âlimlerden.
Devamlı ibadet ve ilimle
meşgul idi.
Her insana, iyilik
etmekle meşhur idi.
Bir defa Abdülvahid bin
Ziyad'ın yanında,
(Mümin nasıl olmalı?)
diye sorduklarında,
Buyurdu: (O, Allah’tan
korkup, benzi sararır.
Kaçınır haramlardan,
emirlere sarılır.
Düşünür mahşerdeki
verecek hesabını.
Titrer, hatırladıkça
Cehennem azabını.
İşlemiş bulunduğu
günahlar sebebiyle,
Ayıplar kendisini,
uğraşır nefsi ile.
Bir sözü söylemeden,
düşünür, ölçer, biçer.
Hayırlı değil ise,
söylemekten vazgeçer.
İşlediği günahlar, üzer
ki öyle onu,
Göremez başkasının, ayıp
ve kusurunu.
Bu, öyle bir kuldur ki,
elinden ve dilinden,
Yanında bulunanlar,
zarar görmez katiyen.)
Abdülvahid bin Ziyad,
mübarek bir zat idi.
Günahını düşünüp,
devamlı ağlar idi.
Derdi: (Hak teâlâya, gün
boyu secde etsek,
Mümkün olmaz yine de,
Ona tam şükreylemek.)
Bir kimse, kendisinden
nasihat isteyince,
Buyurdu ki: (Şükreyle,
kuvvetin yettiğince.
İnsanlardan birisi,
iyilik yapsa sana,
Nasıl memnun kalırsın,
yaptığı bu ihsana.
Halbuki o bir kuldur,
zavallı ve acizdir.
Her ihsanın sahibi,
elbette Rabbimizdir.
Çünkü O, insanlara
vermezse güç kuvvet,
Hiç kimse, hiç kimseye
yapamaz bir şey elbet.)
Bir gün de, bir
sohbette, sordular ki bu
zata:
(Hakiki bir müslüman,
nasıl olur acaba?)
Buyurdu ki: Öğrenir önce
ilmihalini.
Sonra da, buna göre,
düzeltir her halini.
Günah işlese bile,
üzülür, kalbi yanar.
Unutmaz o günahı, ta
ölünceye kadar.
(Ben, Rabbime nasıl da
karşı geldim) diyerek,
Pişman olur ve ağlar,
göz yaşları dökerek.
İbadet yapınca da,
kusurlu, noksan bulur.
Ve o ibadetini,
tamamiyle unutur.
Her gün akşam olunca,
kendine sorar ki hep:
(Bu gün sen, Allah için,
ne amel yaptın acep?)
Çeker ki kendisini gece
gündüz hesaba,
Düşmesin ahirette
Cehenneme, azaba.
Dünya düşüncesini,
kalbinden söküp atar.
Ahirette azaptan
kurtulmaya yol arar.
Gönlünden, tam olarak
atar uzun emeli.
Zira iyi bilir ki, ani
gelir eceli.
Dünya muhabbetini, asla
sokmaz kalbine.
Uygun olur her işi,
dinin emirlerine. |