ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

51 - SEYYİD AHMED BEDEVİ (Rahmetullahi Aleyh)

Bakılmazdı yüzüne

 

Seyyid Ahmed Bedevi, gece gündüz ve her an,

Hep Rabbini düşünür, çıkarmazdı yadından.

 

Onun muhabbeti ve heybetiyle, nihayet,

Kendisinden geçer ve edemizdi hareket.

 

Gözlerini semaya dikerdi bir mahalde,

Kırk gün veya daha çok, kalırdı aynı halde.

 

Ateş koru gibiydi gözlerinin karası.

Onu anlamamıştı kimsenin havsalası.

 

Mübarek simasında, var idi ki bir heybet,

Bakmak için, kimsede olmazdı hiç cesaret.

 

Yüzüne bakamazdı talebeleri bile.

Zira hep örter idi yüzünü peçe ile.

 

Abdülmecid adında, bir talebesi vardı.

Hocasının yüzünü, çok görmek arzulardı.

 

Bir gün dedi: (Efendim, mübarek yüzünüzü,

Çok görmek istiyorum, açsanız örtünüzü.)

 

Buyurdu ki: (Evladım, yüzüme bakamazsın.

Ve eğer bakmış olsan, asla dayanamazsın.

 

Bir can mukabilidir gözlerime bir nazar.

Senin dahi canına mal olur, etme ısrar.)

 

Dedi: (Olsun efendim, bir kerecik göreyim.

Gam değil, ondan sonra ölürsem de öleyim.

 

Çünkü artık takatım kalmadı bu hasrete.

Hiç olmazsa görüp de, gideyim ahirete.)

 

(Peki öyleyse) deyip, kaldırdı örtüsünü.

O aşık, bir kerecik görür görmez yüzünü,

 

(Allaah!) deyip düştü ve teslim etti ruhunu.

Hakikaten bir bakış, canından etti onu.

 

Seyyid Ahmed Bedevi, yanına gelenlere,

Teveccüh ediyordu, konuşmadan bir kere.

 

Gelen kimse, ne kadar olsa da cahil biri,

Geçerdi tek nazar'la, bütün dereceleri.

 

Senelerce riyazet çekilerek erilen,

Makamlara, bir anda kavuşurdu o gelen.

 

Hiçbir şey konuşmadan, o kimse ile yine,

Mutlak icazetini verirdi kendisine.

 

Bu büyük evliyada, görüldü çok keramet.

Herbiri anlatılsa, ciltlere sığmaz elbet.

 

Denizden damla gibi, yazıp bir ikisini,

Hatırlamış olalım Hakk’ın bu velisini.

 

Bir kimse var idi ki, ona sevgisi olan,

Sırtında süt kabıyla geçiyordu bir yoldan,

 

Seyyid Ahmed, eliyle edince bir işaret,

Kap düştü, süt döküldü, üzüldü adam gayet.

 

Lakin kabın içinden, yere, ölü bir yılan,

Düştüğünü görünce, sevindi adam o an.

 

Zira görmese idi o yılanı öylece,

Zehirleneceklerdi o sütten ailece.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan