|
50 - ZÜNNUN-İ MISRİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Altın sunan balıklar
Evliyanın büyüğü olan
Zünnun-i Mısri,
Allahü teâlânın aşkıyla
yanan biri.
Gemiyle yolculuğa çıkmış
idi bir ara.
Bir yolcu, cüzdanını
kaptırdı hırsızlara.
Arayıp, bulamadı o
cüzdanı alanı.
Parası gittiğinden,
sıkıldı hayli canı.
Gemide bulunanlar,
Zünnun hazretlerine,
Dediler ki: (Sen aldın,
çıkar ver sahibine.)
Ne kadar (Ben almadım)
dediyse de onlara,
Maruz kaldı yine de çok
ağır ithamlara.
Başlayacaklardı ki
işkenceye, dövmeye,
O, başladı Allah'a
kalben dua etmeye:
(Ya Rabbi, senden gayri
kapı yok yalvaracak.
Suçum olmadığını, sen
biliyorsun ancak.
Hakaret ediyorlar,
dövecekler hem dahi.
Beni, bu zalimlerden sen
kurtar ya ilahi!)
O, kalbinden gizlice
böyle dua edince,
Bir anda suyun yüzü,
balık doldu bir nice.
Birer altın vardı ki,
ağzında her birinin,
Sanki yarışırlardı
Zünnuna vermek için.
Alıp verdi onlara,
birinden tek altını.
Şaşkına çevirmişti, bu
hal gemi halkını.
Balıklar böyle yardım
edince bu veliye,
Ona (Zünnun) dediler,
balık sahibi diye.
Aşk-ı ilahi ile
yanıyordu kalbi hep.
Rabbinden gayrisinden
etmezdi bir şey talep.
Doğru yolu bulması,
anlatılır şöylece:
Bir yerde, fakirlerle
sabahladı bir gece.
Ertesi gün o yerde,
buldu bir küp altını.
Ve açtı merak edip,
üstünün kapağını.
Çevirip baktığında, neşe
doldu yüzünde.
Zira (Allah) yazısı var
idi iç yüzünde.
Gerçi veli değildi o
zamanlar kendisi.
Lakin Hak teâlâya, pek
çok idi sevgisi.
Dağıttı altınları
fakirlerin hepsine.
Yalnızca o kapağı,
ayırdı kendisine.
Kârlı buldu kendini, o
kapağı alarak.
Ona göre, altından
kıymetliydi o kapak.
O (Allah) yazısını, öpüp
koydu başına.
O gece, nurlu bir zat
girerek rüyasına,
Buyurdu ki: (Dün gece,
buldun bir küp altını.
Kapağının içinde, gördün
Allah adını.
Ve çok kıymet vererek,
sen Rabbinin adına,
Yazı olan kapağı tercih
ettin altına.
Madem Allah ismini
tuttun sen böyle aziz,
Seni dahi yüceltsin,
aziz etsin Rabbimiz.)
Uyanınca gördü ki, pek
çok idi sevinci.
Zira baktı, tamamen nur
dolmuş kalbi, içi.
Zaten yaratılıştan
müsaitti bu yola.
Oldu kısa zamanda, o da
büyük evliya. |