|
50 - ZÜNNUN-İ MISRİ
(Rahmetullahi Aleyh)
İlahi bir ikaz
Bir gün Zünnun-i Mısri,
bir dere kenarında,
Abdest alıyordu ki,
kimse yoktu yanında.
Bir ara, az ötede biri
çarptı gözüne.
Bir kere baktıysa da,
hemen döndü önüne.
Zira o, bir (kadın)dı,
bir an gördü yüzünü.
Ve Allah korkusundan
çekti ondan gözünü.
Düşündü: Kim bu kadın,
ne arar bu tenhada?
Zira hiç kimsecikler
bulunmazdı burada.
O böyle düşünürken,
seslendi ki o hanım:
(Ey Zünnun, benim sana
vardı çok hüsn-i zannım.
Takva ehli bir kişi
bilirdim seni hepten.
Hiç de böyle değilmiş,
üzüldüm bu sebepten.)
Çok garibine gitti bu,
hazret-i Zünnunun.
Düşündü ki: Muhakkak,
bir hikmeti var bunun.
O böyle düşünürken,
konuştu ki o tekrar:
(Ey Zünnun, ne
zannettin, tabii hikmeti
var.
Zira takva sahibi bir
kişi olsa idin,
Bir yabancı kadına,
katiyen bakmaz idin.
Ve eğer velilikten
nasibin olsaydı az,
Rabbinden gayrısıyla,
ilgilenmezdin biraz.
Ey Zünnun, istiyerek
bakmadın bana, evet.
Lakin veli olanlar, bunu
da yapmaz elbet.)
O, hazret-i Zünnuna
ettiği bu sözünden,
Sonra da, birden bire
kayboldu göz önünden.
Bu vaka, kendisine garip
gelmişti biraz.
Kaybolunca, dedi ki:
(Bu, ilahi bir ikaz.
O, bir insan değildi,
bir melekti muhakkak.
Bana öğüt vermeye
gönderdi cenab-ı Hak.)
Yine yaşlı bir kadın,
geldi Zünnun Mısriye.
Yalvardı: (Evladımı
kurtarın lütfen) diye.
Buyurdu ki: (Hayrola, ne
oldu evladına?)
Dedi ki: (Timsah kaptı,
kurtar Allah adına.)
Zünnun-i Mısri ona,
(Peki olur) diyerek,
Geldi Nil kenarına,
dualar eyleyerek.
Dedi ki: (Ya ilahi, bu
kadının oğlunu,
O timsahın elinden halas
et, kurtar onu.
Zavallı kadıncağız
ağlıyor kederinden.
Sağ salim kurtar onu, o
hayvanın elinden.)
O sırada bir timsah,
çıktı su üzerine.
Çocuğu, sağ olarak
bırakıp gitti yine.
Kadın bunu görünce,
kaldı büyük hayrette.
Dedi: (İnanmıyordum size
ben hakikatte.
İnsanlar, sizi bana çok
methettiler, fakat,
Ben onların sözüne,
etmiyordum iltifat.
Denemek niyetiyle
gelmiştim yanınıza.
Ümitsiz (Âmin) dedim
sizin bu duanıza.
Şimdi tam inandım ki,
nasılmış evliyalar.
Nasıl kabul olurmuş
eylediği dualar.
Ben bunu, yaşıyarak,
görerek inandım tam.
Beni affetmenizi
ediyorum istirham.) |