ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

50 - ZÜNNUN-İ MISRİ (Rahmetullahi Aleyh)

İlahi bir ikaz

 

Bir gün Zünnun-i Mısri, bir dere kenarında,

Abdest alıyordu ki, kimse yoktu yanında.

 

Bir ara, az ötede biri çarptı gözüne.

Bir kere baktıysa da, hemen döndü önüne.

 

Zira o, bir (kadın)dı, bir an gördü yüzünü.

Ve Allah korkusundan çekti ondan gözünü.

 

Düşündü: Kim bu kadın, ne arar bu tenhada?

Zira hiç kimsecikler bulunmazdı burada.

 

O böyle düşünürken, seslendi ki o hanım:

(Ey Zünnun, benim sana vardı çok hüsn-i zannım.

 

Takva ehli bir kişi bilirdim seni hepten.

Hiç de böyle değilmiş, üzüldüm bu sebepten.)

 

Çok garibine gitti bu, hazret-i Zünnun’un.

Düşündü ki: Muhakkak, bir hikmeti var bunun.

 

O böyle düşünürken, konuştu ki o tekrar:

(Ey Zünnun, ne zannettin, tabii hikmeti var.

 

Zira takva sahibi bir kişi olsa idin,

Bir yabancı kadına, katiyen bakmaz idin.

 

Ve eğer velilikten nasibin olsaydı az,

Rabbinden gayrısıyla, ilgilenmezdin biraz.

 

Ey Zünnun, istiyerek bakmadın bana, evet.

Lakin veli olanlar, bunu da yapmaz elbet.)

 

O, hazret-i Zünnun’a ettiği bu sözünden,

Sonra da, birden bire kayboldu göz önünden.

 

Bu vaka, kendisine garip gelmişti biraz.

Kaybolunca, dedi ki: (Bu, ilahi bir ikaz.

 

O, bir insan değildi, bir melekti muhakkak.

Bana öğüt vermeye gönderdi cenab-ı Hak.) 

 

Yine yaşlı bir kadın, geldi Zünnun Mısri’ye.

Yalvardı: (Evladımı kurtarın lütfen) diye.

 

Buyurdu ki: (Hayrola, ne oldu evladına?)

Dedi ki: (Timsah kaptı, kurtar Allah adına.)

 

Zünnun-i Mısri ona, (Peki olur) diyerek,

Geldi Nil kenarına, dualar eyleyerek.

 

Dedi ki: (Ya ilahi, bu kadının oğlunu,

O timsahın elinden halas et, kurtar onu.

 

Zavallı kadıncağız ağlıyor kederinden.

Sağ salim kurtar onu, o hayvanın elinden.)

 

O sırada bir timsah, çıktı su üzerine.

Çocuğu, sağ olarak bırakıp gitti yine.

 

Kadın bunu görünce, kaldı büyük hayrette.

Dedi: (İnanmıyordum size ben hakikatte.

 

İnsanlar, sizi bana çok methettiler, fakat,

Ben onların sözüne, etmiyordum iltifat.

 

Denemek niyetiyle gelmiştim yanınıza.

Ümitsiz (Âmin) dedim sizin bu duanıza.

 

Şimdi tam inandım ki, nasılmış evliyalar.

Nasıl kabul olurmuş eylediği dualar.

 

Ben bunu, yaşıyarak, görerek inandım tam.

Beni affetmenizi ediyorum istirham.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan