|
50 - ZÜNNUN-İ MISRİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Söz dinlemek
Zünnun hazretlerinin bir
talebesi vardı.
Maddi sıkıntı çekip, bir
hayli eli dardı.
Geldi bir gün Zünnun-i
Mısri hazretlerine.
Geçim sıkıntısını arz
etti kendisine.
(Eşkıyalık yap!) dedi, o
büyük zat cevaben.
O dahi (Peki) dedi, hiç
tereddüt etmeden.
Düşündü ki: Üstadım
böyle dedi madem ki,
Böyle buyurmasının, var
elbet bir hikmeti.
Çıktı bir dağ başına
daha sonra çabucak.
Merakla beklerdi ki, bu
iş nasıl olacak?
Bir eşkıya çetesi, onu
görüp o dağda,
Sordular ki: (Ey kişi,
ne ararsın burada?)
Dedi: (Dağa çıktım ki,
yapayım eşkıyalık.)
Dediler: (Öyle ise,
bizdensin sen de artık.)
Onu da yanlarına alıp o
eşkıyalar,
Dediler ki: (Bu bizim,
çok işimize yarar.)
Kervan nasıl soyulur ve
nasıl yol kesilir?
Bunları, kendisine
öğrettiler hep bir bir.
Hatta adam öldürmek,
kılıçla baş uçurmak,
Onu da, kendisine
öğrettiler çabucak.
Eşkıyaların başı dedi ki
sonra hemen:
(Biraz sonra, bir kervan
geçecek bu bölgeden.
Biz, saldırıp hepsinin
malını alacağız.
Sonra o insanları, iple
bağlayacağız.
Sen, o zaman kılıçla,
bir yerde duracaksın.
Biz işaret edince,
onlara vuracaksın.)
Az sonra kervan gelip,
orda konakladılar.
Eşkıyalar saldırıp,
mallarını aldılar.
Sonra o masumların,
bağlayıp herbirini,
Ona da dediler ki:
(Haydi, göster kendini!)
O, kaldırdı ise de
kılıcını hemence,
Lakin bir tavuk bile,
kesmemişti evvelce.
Düşündü ki: Günahsız
masumları öldürmek,
Allah'ın rızasına
muhalif olsa gerek.
(Eşkıyalık yap!) diye
emretti hocam, ama,
Yine de ben sorayım bunu
şimdi hocama.
Hocasını düşündü sonra
kısa bir zaman.
Kendisine görünüp,
Zünnun-i Mısri o an,
Buyurdu: (Vurma sakın,
masumların başına.
Kaldırdığın kılıcı,
indir çete başına!)
Alınca hocasının bu
manevi emrini,
Kopardı bir darbede
haydudun kellesini.
Bu müthiş manzarayı,
diğerleri gördüler.
Yardım geldi zannedip, o
yeri terk ettiler.
Ve hemen bağlarını çözüp
kervancıların,
Can ile mallarını
kurtardı masumların.
Kervancılar dedi ki:
(Hızır mısın, kimsin
sen?
Kurtardın cümlemizi,
eşkıyanın elinden.)
Bir deveyi, yüküyle hibe
ettiler ona.
Böylece veda etti geçim
sıkıntısına. |