|
50 - ZÜNNUN-İ MISRİ
(Rahmetullahi Aleyh)
Kalbin hasta evladım
Müslüman, temiz bir
genç, geldi Zünnun
Mısriye.
Rica etti: (Bana bir
nasihat eyle) diye.
Buyurdu: (Sen Allah'ın
çok aciz bir kulusun.
Hiç günah işleme ki,
sonra pişman olursun.
Ölüm var, ahiret var,
asilere azap var.
Günahlardan el çek ki,
şiddetlidir azaplar.
Güvenme gençliğine ey
yavrum, aman sakın.
Kulluk eyle Allah'a,
yettiğince takatın.
Sen, bu gün çok ibadet
yap ki Yaradan'ına,
Belki ecel yakındır,
çıkamazsın yarına.
Hem de tam ihlas ile yap
ki her ibadeti,
İhlassız amellerin, asla
olmaz kıymeti.)
O genç dedi: (Efendim,
bilmem ki nedir hikmet?
Hiç bir ibadetimden
almıyorum bir lezzet.)
Buyurdu ki: (Sebebi,
aşikârdır bu halin.
Bu, hasta olduğunu
gösteriyor bu kalbin.
Kalbin hastalığına şudur
ki ilk işaret,
Yaptığı ibadetten,
alamaz tad ve lezzet.
Hem de Hak teâlâdan haya
etmez o insan.
Korkmadan, Halık'ına
eder günah ve isyan.
Kurtulmak istiyorsan bu
hastalık halinden,
Dikkat et lokmalara, ye
yalnız helalinden.
Allah adamlarının, devam
et sohbetine.
Onların her bakışı,
şifadır kalp derdine.
Büyük bir ganimet bil
insanlara hizmeti.
Bu yolda olanların, hep
böyledir adeti.)
O genç dedi: (Efendim,
söyleyin biraz daha.)
Buyurdu ki: (Evladım,
yalnız güven Allah'a.
Aldırma insanların şu
veya bu haline.
Sen onları bırak da,
ihlasla dön Rabbine.
Onlar seni övse de,
zemmetmeseler de hiç,
Sana, bundan ötürü
gelmesin asla sevinç.
Aksine, kötüleyip
yerseler de seni hep,
Kalbine, bir üzüntü
gelmesin bundan sebep.
Sen sadece Allah de,
kurtulur Allah diyen.
Ondan yüz çevirenler,
felah bulmaz katiyen.)
Bir genç de, kendisinden
isteyince nasihat,
Buyurdu ki: (Evladım,
nefsine verme fırsat.
Zira nefs-i emmaren,
kâfirdir senin şu an.
Ve Allah'a düşmandır,
sen de ol ona düşman.
Onun hiylelerine aldanma
hiç bir işte.
Yoksa pişman olursun ve
yanarsın ateşte.
Bu yolun büyükleri,
nefsine muhalefet,
Yaparak, Rablerine
ulaştılar nihayet.
Kötü arkadaştan da çok
sakın ki evladım,
O, seni felakete götürür
adım adım.
Nefisten de fenadır zira
kötü arkadaş.
Cehenneme sürükler seni
o yavaş yavaş.
Gözünü iyi açıp, hiç
gelme ki gaflete,
Yoksa duçar olursun
ebedi felakete.)
|