|
49 - MEVLANA HALİD-İ
BAĞDADİ (Kuddise
Sirruh)
Vefatı
Halid-i Bağdadinin son
günleri idi ki,
Bir gün, sevdiklerine
yaptı şu vasiyeti:
(Benim ölümüm gibi,
musibet gelmez size.
Lakin sabrı tavsiye
ederim hepinize.
Ölürsem, yüksek sesle
bağırıp çağırarak,
Ağlamayın ki, bana, eza
verir bu ancak.)
Vasiyeti bitince Halid-i
Bağdadinin,
Geldi talebesinden
seyyid İbni Abidin.
Edeple kendisine bazı
fıkhi sualler,
Sorup, cevaplarını
alınca birer birer,
Arz etti ki: (Bir rüya
gördüm ben geceleyin.
Vefat eylemiş idi hem
Osman-ı Zinnureyn.
Çok büyük kalabalık
olmuştu cemaat da.
Cenaze namazını, ben
kıldırdıydım hatta.)
Buyurdu ki: (Yakında, bu
Halid vefat eder.
Namazımı kıldırmak, sana
olur müyesser.
İşte, doğru tabiri
böyledir bu rüyanın.
Zira evladındanım ben
hazret-i Osmanın.)
O an İbni Abidin başını
eğdi öne.
Üzüldü, bu rüyayı ona
arz ettiğine.
Odasına girerek sonra
Mevlana Halid,
Dedi: (Kimse girmesin
içeriye bu vakit.)
Lakin talebeleri,
yalvarıp hizmetçiye,
Dediler: (Son bir defa
girelim içeriye.)
Böylece izin alıp, bazı
talebeleri,
Girip az oturarak,
çıktılar sonra geri.
En son nasihatini
yaparak evladına,
Buyurdu ki: (Şu anda
yakalandım tauna.)
Ve o gece sarardı,
mübarek benizleri.
Buyurdu: (Şimdi artık
girmeyiniz içeri.
Ve benden, bundan sonra
bir şey istemeyiniz.
Rabbim ile meşgulüm,
araya girmeyiniz.)
Sağ yanı üzerine,
kıbleye müteveccih,
Yatarak, murakabe
yapmayı etti tercih.
Her azasından, hatta,
saç tellerinden dahi,
Belliydi açık açık
Rabbini zikrettiği.
En son Fecr suresinin,
en son âyetlerinden,
Okudu ki, manası şöyle
idi mealen:
(Ey mutmain olan nefs,
sen Ondan, O da senden,
Razı olmuş olarak,
Cennetime gir hemen.)
Sonra mübarek ruhu, uçtu
Arş-ı alaya.
Kavuştu en nihayet
Allahü teâlâya.
Techiz ve tekfin gibi,
hizmetini yaparak,
Ve mübarek naşını,
hanegahtan alarak,
Cenaze namazını kılmak
üzere yine,
Götürdüler omuzda, Emevi
Camiine.
Kendi talebesinden olan
İbni Abidin,
Kıldırdı namazını, Halid-i
Bağdadinin.
Binlerce müslümanın
elleri üzerinde,
Taşınıp, defnedildi
Kasiyun tepesinde. |