ŞİİRLERLE MENKIBELER

BUHARA EVLİYÂLARI

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhara Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

49 - MEVLANA HALİD-İ BAĞDADİ (Kuddise Sirruh)

Çok heybetli idi

 

Bu büyük evliyayı, kıskanıp haset eden,

İkiyüz kadar kişi var idi ki hassaten,

 

Bir araya gelerek, verdiler şöyle karar:

Öldürelim bu zatı, bu gün akşama kadar.

 

Günlerden Cuma idi, silahlanıp geldiler.

Caminin kapısında, gizlenip beklediler.

 

Dediler ki: (Ne zaman, o çıkarsa camiden,

Üzerine saldırıp, öldürelim aniden.)

 

Nihayet bitti namaz ve dağıldı cemaat.

Camiden son olarak, çıktı o mübarek zat.

 

Ve lakin çıkar çıkmaz, fark etti o da bunu.

Bildi niyetlerinin su-i kast olduğunu.

 

Ve bir baktı onlara, pek hiddetli olarak.

Kaldılar yerlerinde, mıh gibi çakılarak.

 

Sonra, silahlarını düşürüp ellerinden,

Yığılıp kaldı çoğu, onun bu heybetinden.

 

Bir kısmı da, büyük bir dehşete kapılarak,

Kaçıp uzaklaştılar, korkudan bağırarak.

 

Bu hadise hakkında, dedi ki o kaçanlar:

(O, camiden çıkıp da, edince bize nazar,

 

Omuzları üstünde, vardı koca bir Arslan,

Görmedik ömrümüzde, böyle korkunç bir hayvan.

 

Nerdeyse üstümüze saldıracak idi ki,

Selameti, kaçmakta buluk biz tabii ki.)

 

Yine bir gün, bir kişi var idi ki Bağdat’ta,

Düşmanlık eder idi, bu zata her fırsatta.

 

Bir gün de alay etti, taklidini yaparak.

Lakin cinnet getirdi, aklını oynatarak.

 

Hısım ve akrabası, onu affetsin diye,

Gelerek yalvardılar, Halid-i Bağdadi’ye.

 

Yine merhamet edip, affetti o kimseyi.

O anda, delilikten kurtulup oldu iyi.

 

Bir gün de bu büyük zat, talebesiyle yine,

Hicret ediyorlardı, Bağdat’tan Şam şehrine.

 

Kafile, Şam’a doğru yol alırken salimen,

Bir soyguncu gurubu, peyda oldu aniden.

 

Haydutlardan birisi anlatır ki şöylece:

(Biz, hücum etmek için, hazırlandık hemence.

 

Lakin tam o sırada, beyaz kaftanlı biri,

Beyaz at üzerinde, çıkıverdi ileri.

 

Sonunda bir dağ kadar büyüdü önümüzde.

Biz, feci halde korktuk, bunu gördüğümüzde.

 

Atların üzerinden, yerlere yuvarlandık.

Hata ettiğimizi bilvesile anladık.

 

Halid-i Bağdadi’yi gördük sonra birazdan.

Ve eman dilemeye, başladık bir ağızdan.

 

Bizi affetmesini istedik o büyüğün.

Soygunculuk yapmayı, terk eyledik aynı gün.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan